|
Yaðmur Atsýz, 'Ömrümün Ýlk 65 Yýlý'nda hatýralarýný anlatýyor
Yaðmur Atsýz, kalemini yer yer kýlýç gibi kullanan, meydan okuyucu bir üsluba ve özel imlaya sahip, ne düþünüyorsa onu lafý dolaþtýrmadan dosdoðru söyleyen, daha da önemlisi gerektiði zaman kendi kendisiyle de tatlý tatlý dalga geçebilen çakýrpençe bir yazar. Türk Edebiyatý Vakfý Yayýnlarý arasýnda çýkan yeni kitabýnýn adý bile bu özelliklerine dair ipuçlarý taþýyor: Ömrümün Ýlk 65 Yýlý. Babasý Nihal Atsýz ve çevresiyle kendisinin bir zamanlar yer aldýðý sol çevreler hakkýnda bizim açýmýzdan çok yeni bilgilerin yer aldýðý kitabýn muhtevasýný kendisi þöyle açýklýyor:
'Ben bu kitabý herkesin bildiðini sandýðý birtakým olaylara biraz deðiþik bir bakýþ açýsý getirmek ve biraz da herkesin pek bilmediði olaylarýn kýyýsýný, köþesini aralamak için yazdým.'
Muhafazakar ve ilerici
Ayný zamanda bir 'Atsýz Albümü' niteliði taþýyan kitabýn daha ilk sayfalarýný okurken, Yaðmur Atsýz'ýn babasýnýn saðlam þahsiyetine ne kadar hayransa, ýrkçýlýðýna o kadar karþý olduðunu hemen fark ediyorsunuz. Ayný anda hem babasýnýn Türkçü çevresiyle, hem de üniversite yýllarýnda girdiði sol çevrelerle içli dýþlý olan Yaðmur Bey gerçekten benzerine rastlanmayacak bir sentezdir: Aslýnda, iki çevreye de her zaman eleþtirici bir gözle baktýðý ve kendi farklý çizgisini oluþturmaya çalýþtýðý anlaþýlýyor. Mesela dil meselesinde ne kadar muhafazakar ise -bazý sesleri korumak için mevcut alfabede bulunmayan harfleri kullanmak, uzatma iþaretinde ve b'leri p'ye, d'leri t'ye dönüþtürmemekte musýrr olmak gibi-, insan haklarý, demokrasi, düþünce ve ifade hürriyeti konularýnda da o kadar ilerici. Türk kültürüne ne kadar baðlýysa, o kadar hümanist. Kýsacasý çok renkli, dolu dolu yaþamýþ, dünyayý ak ve kara'dan ibaret görmeyen nev'i þahsýna münhasýr bir aydýn...
Ömrümün Ýlk 65 Yýlý'ný zaman zaman gülerek, zaman zaman hayret çýðlýklarý atarak okudum. Rahmetli Nihal Atsýz'ýn kafatasçýlýðýný anlattýðý bölümü okurken önce dehþete kapýlýp sonra makaralarý koyuvermemek imkansýz. Meðerse rahmetli her zaman masasýnýn üzerinde duran ve Hitler'in özel armaðaný olarak bilinen bir aletle isteyenlerin kafatasýný ölçer, kargacýk burgacýk bir yazýyla karýþýk hesaplar yaptýktan sonra yüzde kaç Türk olduklarýný söylermiþ. Yaðmur Atsýz, bu aletin gerçekte ne olduðunu babasý dýþýnda sadece annesiyle kendisinin bildiðini söylüyor. Þimdi sýký durunuz: Atsýz'a manevi babasý Dr. Rýza Nur'dan kalan alet, meðerse doktorlarýn hamile kadýnlarýnýn rahat doðum yapýp yapamayacaklarýný anlamak için leðen kemiklerinin bulunduðu bölgeyi ölçtükleri 'havsala ölçme aleti'nden baþka bir þey deðilmiþ. Yaðmur Atsýz, 'Atsýz'ýn mutad harici bir mizah anlayýþý vardý ki zaman zaman hululü zordu. Kendisine dair kafatasçý iddialarýnýn mütemadiyen tekerrürü biraz canýný sýkdý tahm”n ediyorum' diyor.
Fotoðraflarýnda buz gibi bir görüntü veren Atsýz, öyle anlaþýlýyor ki, aslýnda muzip ve kendine has bir mizah anlayýþýna sahip bir adammýþ. Bir keresinde de Yaðmur Atsýz vasýtasýyla, Hitler'i evlerinin tavan arasýnda sakladýklarýna dair bir haber yaymýþ. Küçük Yaðmur'un hiç kimseye söylememesi þartýyla bir arkadaþýna tevdi ettiði bu sýr, kýsa bir süre sonra Siyasi Þube polisleri tarafýndan evlerinin didik didik aranmasýna yol açmýþ.
Kitabýn baþka bir bölümünde de Yaþar Kemal'in Ýnce Memed'ini babasýyla birlikte nasýl okuduklarýný ve bu romaný çok beðenen Atsýz'la Yaþar Kemal arasýnda zamanla nasýl samimi bir dostluk kurulduðunu anlatan Yaðmur Atsýz, Ömrümün Ýlk 65 Yýlý'ný yazarken dayandýðý felsefeyi, teyzesinin eþi olan Prof. Dr. Mehmet Kaplan'ýn annesi Bedriye Atsýz'a yazdýðý bir mektuptaki þu cümlelerle açýklýyor:
'Bu ay Nihal Atsýz'ýn onuncu ölüm yýldönümü imiþ. Ben Merhum'u pek az tanýdým. Mizacý ve hayat görüþü benimkine hiç uygun olmayan 'uçlar'dan biriydi. Nazým Hikmet, Necip Fazýl, Nihal Atsýz. Üc akýmýn üç ayrý temsilcisi. Üçü de hapse atýldýlar, takib edildiler, ýstýrap çektiler. Ah, birbirimizi reddetmeden yaþayabilsek...'
Tavsiye: Mutlaka okuyun
BedrÝye Atsýz, 1959 yýlýnda þiddetli geçimsizlik sebebiyle eþinden ayrýldýktan sonra, yurt dýþýna tayin ister, Talebe Müfettiþliði ve Bonn Kültür Ataþeliði muavinliðine tayin edilince oðullarý Yaðmur ve Buðra'yý alýp Almanya'nýn yolunu tutar. Gidiþ o gidiþ! Kýsa zamanda Almanca'yý mükemmel bir biçimde öðrenerek Bonn Üniversitesi'nde yüksek tahsilini tamamlayan Yaðmur Atsýz, yýllarca Almanya'daki çeþitli radyo ve televizyonlarda çalýþmýþ, fakat Türkiye'den, Türk kültüründen hiç kopmamýþ, tam aksine Türk dili ve kültürü konusunda saðlam bir þuur ve farklý bir yaklaþým tarzý geliþtirerek ciddi bir mücadeleye girmiþtir. Bunun nasýl bir mücadele olduðunu gazetemizdeki yazýlarýný okuyarak da anlamak mümkün.
Ama siz yine de bana kulak verin, Ömrümün Ýlk 65 Yýlý'ný mutlaka okuyun. B.A.
***
NOT: Ömrümün Ýlk 65 Yýlý'ný yayýmlayan Türk Edebiyatý Vakfý Yayýnlarý'na 0212 527 50 32 numaralý telefonla yahut tedev@ttnet.net.tr adresine yazýlarak ulaþýlabilir.
18.10.2005
|