2 Eylül 2010, Perşembe
BBP Ankara İl Başkanı Hasan Hüseyin Bozok: Başkent BBP ile gülecek
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

Ülkemizde yerel siyaset ve yerel gündemin sürekli olarak ulusal siyasetin ve ulusal gündemin gölgesinde kaldığını belirten BBP İl Başkanı Hasan Hüseyin Bozok çarpıcı açıklamalarda bulundu

Yerel siyaset ve yerel faaliyetlerin her boyutu ile temel teşkil ettiğini belirten Bozok, “Ülkemizde yerel siyaset ve yerel gündem sürekli olarak ulusal siyasetin ve ulusal gündemin gölgesinde kalmaktadır. Bu nedenle yerel sorunlardan öteye, insanımız ulusal sorunları tartışmakta, genel gündemin arkasından gitmektedir. Her kesimden insanımızdaki bu ulusal gündem hastalığı yerel politikacıların aslında işine gelmekte, başarısızlıklarını perdelemektedir. Oysa yerel siyaset, yerel faaliyetler her boyutu ile temel teşkil eder. Kişiler doğrudan doğruya bu faaliyetlerin muhatabıdır aslında. İçtiği su, bindiği otobüs-taksi, gezdiği cadde-kaldırımlar, bunaldığı trafik, dinlenme amaçlı gitmek istediği sosyal tesis ve alanlar, çevre temizliği-parklar-otoparklar, inşaat ruhsatı, imar çalışması ... Hayatın her anında birlikte yaşadığımız olaylardır.

En büyük sosyolojik vaka-sorun olan göç nedeni ile büyükşehir nüfuslarının hızla artması, çarpık kentleşme, köy görünümü alan şehirler, varoşlar, kültür karmaşası, ekonomik sıkıntılardan ve eğitimsizlikten kaynaklanan suç oranlarındaki artış, yoğun trafik, kentsel dönüşüm gerekliliği vs. gibi sorunlar yerel yönetimlerin önemini daha da arttırmakta hatta en önemli birim haline getirmektedir.

“Sorun çok, çözüm bizde”

Bu kadar sorun ve karmaşık yapı ile birlikte, geçmişten bugüne, yerel yönetimler ve faaliyetleri değerlendirildiğinde, maalesef olumlu kanaate ulaşmak mümkün olmamaktadır. Yerel yönetimlerin bütünsel bir yerel politika yürütememeleri, yerel siyasetlerinin alt yapısını idealizm-tarihsel gelenek ama modern bir yaşam ve dünya-sanat-milli dokular-en basitten en karışık olanına kadar her eylemde halkın ve hakkın düşünülmesi gerekliliği oluşturmadığından bir şeyler hep eksik kalmaktadır.

Biz Büyük Birlik Partisi olarak öncelikle şunu ifade edelim ki; halkın yararına hizmetler kimden gelirse gelsin yanında, halkımızın menfaatini ihlal eden her iş ve eylemin ise karşısındayız. Esas olanın milletin huzuru-refahı-hayat standardı olduğunu düşünmekteyiz. Faaliyetlerimiz de bu esas ve yönde devam etmektedir. Genç Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara içinde yukarıda belirttiğimiz hususlar geçerlidir. Dünden bugüne başkentte gelişme, değişme hiç mi olmadı? Elbette ki çok şey değişti. Bunlardan takdir ettiklerimiz de, tenkit ettiklerimizde bulunmakta. Bu gün Ankara, bazı bölgelerine bakıldığında modern bir dünya, bazı bölgelerine bakıldığında bir köy-kent görünümündedir. Anadolu’nun başka şehirlerinde hiç gelişmenin olmaması, henüz köy olmaktan çıkmamış olması belki anlaşılabilir bir durumdur ancak başkentin 70 yıldır olması gereken seviyeyi yakalayamaması izah edilemez. Zira bu şehir, genç cumhuriyetin başşehri, politik dünyaya açılan kapıdır. Dolayısı ile ülkemizin vitrindeki şehridir.

Ankara’mızın, su, kentsel dönüşüm, trafik, otopark, sosyal tesis eksikliği, altyapı sıkıntıları, gecekondu, kavşak-köprü çalışmaları-sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine verilmediği şeklindeki itirazlar, seyyar satıcıların sokak işgalleri, çevre temizliği, halka açık alanların ahlaka aykırılığın mekânı hale gelmesi vs. gibi sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlardan bir kısmı yerel belediyelerin, bir kısmı il idaresinin, bir kısmı genel idarenin görev ve sorumluluğundadır” diye konuştu.

Sorunları bir bir sıraladı

Ankara’nın sorunlarını bir bir sıralayan BBP Ankara İl Başkanı Hasan Hüseyin Bozok şunları söyledi: “ Ankara halkının ‘su sorununu’ hala gündemindedir. Kızılırmak suyu ile birlikte tartışmalar, suyun sağlığı tehdit ederliğine yönelmiştir. Bu husus teknik birimlerin, üniversitelerin, sağlık bakanlığının sorumluluğundadır. Ancak bu kurumlar henüz halkımızı tatmin edememişlerdir. Kızılırmak suyunun koku ve tat olarak iyi olmaması da halkın eleştirdiği diğer husustur. Büyükşehir Belediye Başkanının gazetelerde yer alan, ‘Şişe sularının bir kısmı da sağlıksız’ şeklindeki beyanları tartışmanın yönünü değiştirmektedir. Standartlara aykırı ve sağlığı tehdit edici su pazarlaması yapan bu firmalara nasıl işletme ruhsatı verildiği, satışına neden müsaade edildiği ve bunların hangileri olduğunun da açıklanması, halkın bilgilendirmesi gerekmektedir. Öte yandan Kızılırmak projesi de kısa vadeli çözümdür. Ülkemiz hızla çölleşmekte, su kaynakları azalmaktadır. Bu şekilde devam etmesi halinde Kızılırmak suyu da yetmeyecektir. Hem yerel, hem de genel idareyi milli bir mesele olarak bu sorunu çözmeye -çalışmalar yapmaya çağırıyoruz. Ayrıca Ankara, kentsel dönüşüm adı altında beton yığınları haline geldi. Modern kentleşmenin estetiğe-tarihsel dokuya-milli kimliğe müdahalesi sınırlanmalı, kentleşme ile beraber bu en önemli varlıklar da korunmalıdır. Ankara, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir. Ancak Ankara Anadolu’da ki bin yıllık varlığımızın da sembolüdür. 21. yüzyılı hatırlatan bir şehir özlemi kurulurken muhteşem maziyi hatırlatan yönü de unutulmamalıdır. Kentsel dönüşüm sadece çok katlı bina yapmak değildir. Ancak başkent bu doğrultuda gitmektedir. Tarihi Ulus projesi geç kalmış bir projedir. Büyükşehir Belediyesi tarafından Kuzey Ankara kentsel dönüşüm projesi 2008 yılında bitirileceği ifade edilmesine rağmen, çalışmalara henüz başlanmış olup bu sürede bitirilme ihtimali bunmamaktadır. Belediye tarafından verilen beyanlara dayanarak bu bölgede daire satın alanlar tarafından da partimize şikayetler yapılmakta, bu konunun takipçisi olmamız istenmektedir.

Ankara trafiği çekilmez hale gelmiştir. Kavşak ve trafiğin akması çözüm demek değildir. Araç parklarına müdahale edilmemesi işleyişi tıkamakta, güzergâhlarda taşımacılık yapan toplu taşım araçları normalin 2 katı yolcu almakta, buda Ankaralı hemşehrilerimiz için zulüm olmaktadır. Bu hususta il Başkanlığımıza onlarca şikâyet gelmekte, girişimlerde bulunmamız istenmektedir. Vatandaşlarımız, toplu taşımda araçların 14 yerine 30 yolcu aldıklarını, kaldırımlara araçları park edildiğini ve yetkililerin müdahale etmediklerini vs. şikâyet olarak İl Başkanlığımıza bildirmektedirler.

Trafik sorunu

Metro inşaatında belediye tarafından başlangıçta belirtilen süreler geçmesine rağmen henüz tamamlanmamış olup, trafik birkaç yıldır bu yüzden sorunlar yaşamaktadır. Belediye tarafından halka sosyal yardım adı altında gıda vs yardımı yapılmaktadır. Öncelikle ihtiyaç sahiplerinin her türlü ihtiyacının giderilmesi sosyal devletin gereğidir. Aç vatandaşın bulunması yerel ve genel yönetimin ayıbıdır. Ancak vatandaşlarımız yerel yönetimin bu hususta hassas davranmadığını, muhtarlıkların herkese fakirlik ilmühaberi verdiğini bu nedenle hiçbir şekilde ihtiyacı olmayan kişilerin yardım aldıklarını, aksine gerçek ihtiyaç sahiplerinin unutulduğunu beyan etmektedirler. Gerçek anlamda ihtiyaç sahiplerinin tamamına gerekli yardımı yapmadan, hiç ihtiyacı olmayan tabiri caiz ise uyanık vatandaşlara gerekli inceleme yapmaksızın yardım yapılması fakir vatandaşımızın hakkının gaspıdır. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının çarçur edilmesidir. Vatandaşlar, emeklilik maaşı alan, adına evi bulunan hatta dolmuş hattı işleten kişilerin bile belediyeden yardım aldıklarını belirtmektedirler. Yetkilileri bu hususta hassas olmaya, gerekli inceleme ve denetimi yapmaya, fakirin hakkını zengine yedirmemeye çağırıyoruz. Ankara merkezindeki park alanlarında fuhuş pazarlıklarının yapıldığı, yasak olmasına rağmen alkol alındığı bu nedenle vatandaşların park alanlarına gidemediği, rahatça ve gönlünce oturamadığı vatandaşlardan gelen şikâyetlerden anlaşılmaktadır. Genel kolluğun ve park güvenliğinin görevlerinin gereğini yapamadığını bu şikâyetler göstermektedir. Park güvenlik biriminin görevi sadece ‘çimlere dokundurtmama ‘ olmayıp halkı rahatsız eden her türlü eylemi önleme, önemle imkânı bulunmadığı halde de genel güvenlik birimlerine ihbar etmektir. Belediyenin denetimi eksik olup, partimizce gerekli girişimlerde bulunulacaktır

“Halkla ve Hakka yatırım”

Aski kurumlara su kesintisi yapmadığı-yapamadığı halde vatandaşa aynı müsamahayı göstermemektedir. Açıkça adaletsizlik yapılmakta, ekonomik açıdan daha güçlü kurumsal organlar, açlık sınırında yaşayan insanlara tercih etmektedir. Büyükşehir Belediyesi yerel seçim yapılacağı yılda çalışmalarını gözle görülür bir şekilde arttırmaktadır. Son günlerde kavşak çalışmaları, köprü inşaatları, asfalt çalışmaları hızlanmıştır. Geçmiş yıllarda hiç çalışmayan belediyenin çalışmalarını son yıla yoğunlaştırması, sadece seçim yatırımıdır. Seçimden seçime hatırlanan halkımız buna isyan etmektedir. Seçim olmasa halkımız hatırlanmayacak, hizmet götürülmeyecektir. Büyük Birlik Partisi’nin yerel iktidarında bu olmayacak, seçime değil halka-hakka yatırım yapılacaktır. Bazı trafik düzenlemeleri ve yol çalışmaları anlaşılır gibi değildir. Belediye tarafından Strazburg Maltepe istikametine konan trafik lambasının mantığı yoktur. Işık konan yer tali yol dahi değildir. Caddeden parka giriş niteliğindedir. Yine caddenin beton bariyerlerle baştanbaşa kesilmesi de yayalara zulüm olmuştur. Işıklı düzenleme yapıldığından dolayı buna gerek kalmamıştır. Ancak mutlaka ışık konulması gerektiren yerlerde ise çalışma yapılmamaktadır. Milli kütüphane önüne yapılan ve konserler eşliğinde açılan park yıllar geçmesine rağmen kullanılmamaktadır. Milyonlarca lira masraf yapılan bu tesisin kullanılmamasının nedenini belediye yetkilileri açıklayamamaktadır.

“Makro planlama yok”

Seyyar satıcılar Ankara’da hayatı felç etmekte. Kaldırımlara stand açan seyyar satıcılara zabıtanın zamanında ve gerektiği gibi müdahale edememesi vatandaşımıza zulme dönüşmüş durumda. En hafif yağmurda Strazburg Caddesi havuza dönüşmektedir. Bu alt yapı eksikliğini açıkça göstermektedir. Ankara da sorunlar anlatılmakla bitmeyecek kadardır. Tarafımızca sadece bir kaçı vurgulanmıştır. Sorunların varlığı ne kadar gerçekse, belediyenin bu sorunları çözmediği-çözemediği ve çözmeye çalışmadığı da o kadar gerçektir. Özellikle belirtmek isterim ki Ankara da makro planlama yok. Tarihi doku günden güne kayboluyor. Bir kültür başkenti olmasından hiç söz edilmiyor Ankara’da. Kongre turizmi yok. Belediye bu manada hedeften uzak. Günlük politika ve hizmetler belediyecilik olarak algılanmakta. Seçim yaklaşınca hizmetler artarken, diğer zamanlarda Ankara halkı unutuluyor. Biz Büyük Birlik Partisi olarak farklı bir yerel siyaset izleyeceğiz. İlimizin tüm sorunlarını en küçüğünden en büyüğüne tespit etmiş durumdayız. Hizmetin her bölgeye adil olarak götürülmesini sağlayacağız. Her hususta şeffaf olacak, faaliyetlerimizi - hedeflerimizi halkımızla paylaşacağız. Halkımızı seçimden seçime hatırlamayacak, he zaman ve seçim kaygısı gütmeksizin yanında olacağız. Ankara’yı Türk Dünyasının Kültür Başkenti yapacağız.”



29.07.2008




 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin