AKP, istediği atamaları yapamamaktan şikayetçi. AKP'liler, Çankaya'nın, istedikleri atamaları yapmalarını engellediğini söylüyorlar. Bürokraside yaptıkları atamaların, geçmiş hükümetlerle kıyaslandığında daha az olduğunu savunuyorlar. AKP'lilerin yakınmalarına rağmen, atamaların tüm hızıyla devam ettiği görülüyor. Önceki dönemlerde atanmış olan bürokratlar, bu atama furyası karşısında son derece tedirginler. Öte yandan, AKP'li milletvekillerinin iş talepleri artık bürokratları bunaltmış durumda. Bu durumun, devletin işleyişini ve etkinliğini olumsuz etkilediği açıktır.
Bal gibi yolsuzluk
AKP, atamaları yaparken 'liyakat' gibi, her türlü objektif kriterden de uzak davranıyor. Gazeteniz Tercüman, 'bu kadar da olmaz' dedirten AKP'nin atama uygulamasını günlerce yazdı. Yazılanlara göre, AKP Hükümeti, memur nakil ve tayinleri için altı milletvekilinden 'referans' istiyor. Müsteşar, genel müdür ve üst düzey yöneticileri ise AKP Genel Merkezi'nde 'sözlü sınava' tabi tutuyor. Gelen son bilgiler ise, AKP'nin bürokrasideki üst düzey atamalarında 'Genel merkez sınavı' ve '6 milletvekilinin referansı' uygulamasına, illerde 'AKP il ve ilçe başkanlarının referansı'nı da eklediği yönünde.
AKP Hükümeti'nin, kadrolaşma çabaları rahatsız edici boyutlardayken, Başbakan R. Tayyip Erdoğan, yolsuzlukla mücadelede kararlı olduklarını söylüyor. 'Kim soygun yapmışsa, bunun hesabını verecek' diyor. Türkiye'nin tıkanan damarlarını açtıklarını iddia edip, 'Her suistimal ve yolsuzluğun üzerine gideceğiz' sözünü veriyor. Yolsuzlukların üzerine gidilmesinden rahatsız olanlar bulunduğunu belirtiyor. Başbakan, ya hükümetin atamalardaki uygulamasından habersiz, ya da partizanlık ve adam kayırmacılığın da bir çeşit yolsuzluk olduğunun farkında değil. Çünkü, hükümetin atamalardaki uygulaması da bir çeşit yolsuzluktur.
Tahribat büyük
YOLSUZLUK, normatif değerlerin, yasal düzenlemelerin ve kurumsal formların ötesinde kural dışı uygulamaların ön plana çıkmasıdır. Esas olarak 'kamu aleyhine', 'özel çıkar' sağlama faaliyetlerini içeriyor. Çok değişik biçimlerde tanımlanabiliyor. Çok değişik türde ve boyutta olabiliyor. Belli başlı yolsuzluk türleri ise şunlardır: rüşvet, irtikap (zorla yiyicilik), zimmet, nepotizm ve kronizm (adam kayırmacılık), politik yandaşlık (partizanlık) ve patronaj, hizmet kayırmacılığı (pork-barelling), rant kollama ve yağmacılık, kamu sırlarını sızdırma ve vurgunculuk, gönül yapma ve politik dalavere.
Türkiye'de yolsuzluklar, adeta 'olağan' karşılanıyor. Durum böyle olunca, her hükümet değişiminde, 'kendi ekibiyle çalışma' yaklaşımı çerçevesinde bürokraside yapılan değişikliklerin de bir çeşit yolsuzluk olduğunun kimse farkına varmıyor. Yolsuzluklarla, siyasal sistemde ve idari yapıda hukuk devleti yerine kişisel ve keyfi bir yönetim kuruluyor. Bu durum, devlet bürokrasisini ve sürekliliğini felce uğratıyor. Uzun dönemde, giderilmesi kolay olmayan sonuçlara yol açıyor. Bu nedenle, Türk kamu yönetiminde göreve atamada, görev yerini değiştirmede ve görevden almada 'partizanlık' yaklaşımı yerine, yeteneklilik, yeterlilik, kariyer ve kıdem ilkeleri ön plana çıkarılmalıdır.