O kadar yıldır devam eden teröre rağmen Güneydoğu Anadolu'nun ne kadar kalkındığını görmek ve itiraf etmek gerekmektedir.
GAP'ın gelişimini, seksenlerden başlayarak yörede takip etmiş bir kişi olarak, nereden nereye geldiğimizi müşahede edebiliyorum.
Söz konusu kalkınma hamlesinden bu ülkenin her evladı onurlanmalıdır.
Artık yöre halkı da Türkiye'nin bu fedakarlığına sahip çıkmalı; o yöreyi Ortadoğu'nun barış ve cazibe merkezi haline getirmelidir.
GAP gözbebeğimizdir.
Kaç yıldır ihmal edildiği izlenimini veriyordu. Fırat'ın gerdanlığı tamamlanmış, ancak projenin Dicle üzerindeki simetrisi henüz tamamlanmamıştı.
Geç kalmış son projelerin Başbakan temelini attı. Umarız, zamanında tamamlanır.
Ortadoğu'da su petrolden önemli (ve pahalı) hale gelecektir. Su savaşları çıkacak diye uğursuz kehanette bulunanları mahcup etmek hepimize bağlıdır.
GAP entegre bir projedir. Kalkınmanın sosyo-kültürel boyutlarının ekonomi ile imtizacı ile bütünleşmesi tabii ki bölgeyi tarihi zenginlikleriyle turistik bir vaha haline de getirebilecektir.
Hasankeyf, dün de güzeldi. Yarın, eğer üzerinde durulursa, tarihle modernitenin kesiştiği çok nadide ve (Batılı gözünde) egzotik bir belde olabilir. Turizm, sükunet ister. Tercih artık Türkiye
BAKINIZ, İslam ülkelerinin turistlerinin tercihi bile, çok yakın zamana kadar, Batı idi. En gelişmiş Avrupa'yı, Amerika'yı tercih ederlerdi.
11 Eylül Sendromu sonrasında Batı'da sökün eden 'İslamafobi'den rahatsızlık duyan İran ve Arap kökenli gezginler artık Türkiye'yi tercih etmeye başladılar.
Çünkü, bu ülkede rahat ediyorlar.
Hem Doğulu, hem de Batılı unsurları aynı anda ülkemizde bulan bu turistler kendilerini evlerinden bile daha rahat hissediyorlar.
Dahası, bu ülkelerden belli bir sermaye akımı da başladı.
1974'te Arap petrol ambargosundan sonra Batı, açığı kapabilmek için ne kadar gayret göstermişti. Ancak, bugün o ülkeleri fevkalade ürküttüler.
İsrail'in ABD'nin hoşgörüsüyle Lübnan'da yaptıklarını da bu tabloya eklerseniz, Doğulu'nun gözünde Batı artık hayli uzaklaştırılmıştır.
Lübnan'ın Hıristiyanlar'ı-kiliseleri bugün Hizbullah'ın zaferi için dua etmeye başlamış ve Müslümanlar'la sokaklarda el ele protesto mitinglerine katılmışlarsa; bu mesaj Doğu ile Batı arasındaki uçurumun giderek açıldığını bize işaret etmektedir.
Bu, Doğu ile Batı Hıristiyan Dünyası arasında bir gücenme de meydana getirecek mi, onu da göreceğiz. (Buna ayrı bir yazıda değinmeyi düşünüyoruz.)
PKK'nın bitirilmesi, bizce artık sadece Türkiye'nin değil, Güneydoğu'nun, hatta Ortadoğu'nun da geleceği açısından önem kazanır bir dengeye oturmuştur.
Kuzey Irak Kürtlüğü'nün, Anadolu Kürtlüğünün hassasiyetlerine varmaları dileğimizdir.
Not: Dün elektrik kesintimiz nedeniyle bu yazı huzurunuza rötarlı geliyor. Pardon, siz de bu yazıyı benim evlilik yıldönümümde okuyor olacaksınız. Bu vesileyle cefakar eşime de 26 yıllık şükranlarımı, izninizle, sunayım. Şu yazıların tüm iletişim hizmeti dahi ondan. Elektrik kesilmediği sürece!..