2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Duvarlar yükseliyor köpekler havlıyor

04.06.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    DUVAR deyip geçmeyin. Keşke duvarların dili olsa da konuşsa...Tarih boyu dünyada işlerin yolunda gitmediğinin en iyi göstergelerinden biri duvarlar olmuştur. Özel hayatta da, ülkeler arası ilişkilerde de...
Bir ülkede evlerin etrafındaki duvarlar giderek yükseliyorsa ve dikkat köpek vardır yazıları çoğalmaya başlamışsa, bilin ki o ülkede gelir dağılımı adaletsizliği tehlikeli boyutlara varmış demektir.
Sosyolog Prof. Dr. Immanuel Wallerstein, duvarların, başka insanlarla paylaşmak istemediğimiz şeyleri koruma düşüncesiyle inşa edildiğini söyler.
Duvarlar önce zihinlere örülür... Ardından daha da somutlaştırılarak özel mülk alanlarının etrafına ya da sınırlara örülmeye başlanır.
Varlıklı insanlar davetsiz misafirleri mülklerinden uzak tutmak için duvar inşa ederler. Risk durumuna göre, genelde tel örgüler, azgın köpekler ve özel güvenlik elemanlarıyla takviye ederler. Uygulama, güvenlik birimlerinin kişi ve özel mülkiyeti yeterince koruyamadığı şeklinde gerekçelendirilir.
Umuda kaçış...
SOĞUK Savaş döneminin simgesi olan Berlin Duvarı, komünist Doğu Almanya'dan Batı Almanya'ya insan akınını engellemek amacıyla 1961 yılında siyasi nedenlerle inşa edilmişti. ABD Başkanı Ronald Reagan 12 Haziran 1987'de Berlin'i ziyaret ettiğinde, duvarın yıkılması için Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'dan destek istedi. İnsanların göç etme, hangi nedenden olursa olsun, istedikleri yere gidebilme hakkı olduğunu söyledi.
BERLİN Duvarı'nın 9 Kasım 1989'da yıkılması, duvarsız bir dünya hayal etmeye yetmedi. Duvarlar bugün dünya gündeminde yine ön sıralarda. Berlin Duvarı'nın yıkılışının üzerinden 20 yıl geçmeden, bu defa aynı ayıbı ABD işledi. Meksika sınırına duvar örmeye başladı. Proje, Meksikalı ve diğer Latin Amerikalılar'ın vizesiz Amerika'ya girişlerini engellenmeyi amaçlıyor. Söz konusu kişiler, genelde iş bulmak veya ailelerini birleştirmek gibi sosyal nedenlerle Amerika'ya göç ediyorlar. Amerikalı yetkililer duvarı inşa etme gerekçesini şu şekilde meşrulaştırıyorlar; Zengin ABD'ye akın halinde göç olursa, ülkede yaşayan insanların yaşam standartları tehdit edilir. Vize sistemi, aynı zamanda hangi tip insanların sınırı geçebileceğini de seçiyor.
İSRAİL'de de son yıllarda hummalı bir şekilde duvar örme çalışmaları var. Batı Şeria'daki İsrail yerleşim yerlerinin etrafı duvarla örülüyor. Gerekçe ise Filistinliler'in şiddet eylemlerinin önüne geçmek olarak açıklanıyor. Duvar arkasında dünyadan tecrit edilen Filistin halkının genç kızları, aç kalmamak için nişan yüzüklerini satıyor. Devlet yoksul halktan vergi toplayamadığından, maaşlarını alamayan memurlar sokaklara dökülüyor.
Gidişat iyi değil...
DÜNYADA 2 milyar kişi açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Bu demektir ki, zengin ülkeler servetlerini korumak için daha çok duvar örecekler demektir.
Türkiye'de zenginle yoksul arasındaki makas da giderek açılıyor. 20 milyonu aşkın nüfus yoksulluk sınırın altında. Ülkemizde lüks eğlencenin simgesi olan ve bir kadeh viskinin fiyatının bir yoksul ailenin bir haftalık giderine karşılık geldiği harcamaların yapıldığı Reina'nın duvarı geçtiğimiz aylarda bitişikteki gecekondunun üzerine çöktü ve 3 kişi hayatını kaybetti. Aslında bu örnek bile, başlı başına sosyolojik bir milattır. Türkiye'nin gidişatını yansıtan bir kırılma noktasıdır.
Ülkemizde son yıllarda yerleşim yerlerinin etrafındaki duvarlar giderek yükselmeye, dikkat köpek vardır... tabelaları artmaya başladı. Zengin evlerinin bakımlı ve eğitimli köpekleri yoksulları da tanır hale geldiler. Köpekler artık mahallenin kedileri için değil, kapıya yaklaşan yoksullar için havlıyor.
Prof. Wallerstein, Bu tür duvarlarla ilgili söyleyebileceğimiz kesin şey şudur ki, kesinlikle ne dostça, ne hayırsever, ne de bir özgürlük simgesidirler diyor. İşin doğrusunu lafı eğip bükmeden biz söyleyelim. Örülen her duvar, aslında çöküşe bir adım daha yaklaşıldığını simgeliyor. Tıpkı Berlin Duvarı'nda olduğu gibi. Altında kimin kalacağını ise herhalde tarih yazacaktır.







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin