2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Siyasi kekemelik Başbakan’a da bulaştı

11.07.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    BAŞBAKAN Erdoğan partisinin il kongreleri için gittiği şehirlerde vatandaşla ağız dalaşına girmeyi âdet haline getirdi. Bunun son örneği pazar günü Ordu’da yaşandı. Başbakan Erdoğan kendisine seslenen bir vatandaşa kürsüden cevap yetiştirmeye çalıştı.
Başbakan’ın alışkanlık getirdiği bu durum zihnimde bir hatıramın canlanmasına neden oldu. Herhalde Başbakan’ınki de böyle bir şey diye düşündüm. Aşağıdaki olayı okuyunca, önce bununla ne ilgisi var diye düşüneceğinizi tahmin ediyorum. Ardından sanırım bana hak vereceksiniz.
Dört beş yıl önce memleketim Bartın’dan aile dostlarım arayarak, konuşmaya başladığı günden beri kekemelik sorunu yaşayan oğulları Tarık Yılmaz’ın derdine bir çare bulunması için konuyla ilgilenmemi rica etmişlerdi. Geçtiğimiz pazar günü evlenen Tarık o sıralar liseyi yeni bitirmiş, üniversiteye başlamak üzereydi. Yeni hayatına ve yeni çevresine bu dertten kurtulmuş olarak başlamasını istiyorlardı.
Neticede araştırdık ve İstanbul’da iyi bir kekemelik merkezi bulduk. Tarık’ı bu merkeze götürdüm. Görüştüğümüz uzman, Tarık’ın ne ölçüde kekeme olduğunu öğrenmek için önce havadan sudan sorularla onu konuşturdu. Ardından bana dönerek, ailesinde kekeme var mı dedi. Yok dedim. “Sadece kendi ailesinde değil, sıkça görüştüğü yakın çevresinde var mı?” diye sordu. “Evet” dedim. “Tamam işte, sorun bu...” dedi. Tarık’ın amcası kekemeydi. Üstelik kardeşlerin ortak işi nedeniyle aileler sürekli bir aradaydı. Amcasının kekemeliğiyle Tarık’ın kekemelik sorunu arasındaki bağlantıyı da şu şekilde izah etti.
Nedeni, taklit...
“Kekemelİk, eğer herhangi bir organik bozukluğa bağlı değilse, psikolojik kökenlidir. Anladığım kadarıyla Tarık’ınki de böyle. Kekemelik genellikle erkek çocuklarda konuşmaya ilk başladıkları 2-4 yaşları arasında ortaya çıkar. Erkek çocuklarda 4 kat fazla görülmesinin nedeni, taklide kızlardan daha yetenekli ve meraklı olmalarıdır. Kekemeler çocukların ilgisini çeker ve onlar gibi konuşmaya çalışırlar. Psikolojik kökenli kekemeliklerin bir kısmı kendi tarzlarını oluşturmaya çalıştıkları 20’li yaşlardan sonra azalır. Ancak dönem dönem yeniden ortaya çıkar...”
“Ya tedavisi...” dedim... “Kolay, fakat sabır gerektiriyor...” dedi. Tarık 15 gün boyunca uygun bir yerde kalacak ve hiç kimseyle görüşmeyecekti. Ardından, kendisine verilen programa uygun, düzgün dinlemeler yapacaktı. Tarık bu programı sabırla uyguladı. Sorunu ortadan kalktı. Dikkat ediyorum, sadece amcasıyla aynı ortamda bulunduğu zamanlar tekliyor.
Özal da siyasi kekeme oldu
Turgut Özal’ın 1983-1987 yılları arasındaki ilk başbakanlık dönemi ülke adına oldukça verimli geçti. Fakat 1987 yılında yapılan referandumla eski siyasilerin tekrar siyaset sahnesine çıkması, Özal’ın ayarını bozdu. Özal, tam kendi siyasi tarzını oturtmak üzereyken, eski siyasilerle baş etmek için onlar gibi davranmaya, onları taklit etmeye başladı. Yani o da siyasi kekeme oldu. O tarihten sonra kimin ne konuştuğu, ne demek istediği anlaşılamadı. Olan vatandaşa oldu.
Erdoğan ne yapmalı?
Süleyman Demirel’in ve Rahşan Ecevit’in son dönemde başını çektiği girişimlerden bir sonuç çıkması beklenmese de, eski siyasilerin ve siyaset alışkanlıklarının yeniden siyaset sahnesinde boy göstermeye başlaması, Başbakan Erdoğan’ın da ayarını bozmak üzere. Başbakan Erdoğan’da kendi siyasi tarzını oluşturamadan, eski siyasiler gibi davranma eğilimine girdi. Yani Başbakan Erdoğan’da siyasi kekeme olmak üzere...
Başbakan Erdoğan’ın önünde iki seçenek var. Ya Turgut Özal’ın durumuna düşmeyi göze alacak ya da kendi tarzını oluşturacak.
Çıkış yolu, yani sorunun tedavisi ise belli... Öncelikle ara ara kendini dinlemeye almalı ve bir iç muhasebe yapmalı. Ardından, eski siyasetçilere laf yetiştirmeye çalışmadan, düzgün okuma ve dinlemelerle kendi tarzını oluşturmalı. Bu süreçte ne dinlediği, kimi dinlediği, kimlerle muhatap olduğu, görüştüğü insanlarda siyasi kekemelik olup olmadığı büyük önem taşıyor. Dünkü siyaset tarzının bulaştığı isimlerden uzak durmalı.
Yoksa vatandaş, bunlar ne konuşuyor ve ne anlatmaya çalışıyor diye beklerken yine zaman kaybedecek. Olan yine ülkeye olacak.







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin