CUMHURBAŞKANI Sezer’in, kapatılan Refah Partisi’nin eski lideri Necmettin Erbakan’ın hapis cezasını evinde çekmesine izin veren yasayı bir kez daha görüşülmek üzere Meclis’e göndermesine ilişkin tepkiler bana, Başbakan Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılmasıyla ilgili süreci hatırlattı.
Ben burada bir kararı tartışmak değil, iki farklı tutumu yansıtmak istiyorum. Önce o günleri bir hatırlayalım.
3 Kasım 2002 seçimlerinde AKP birinci oldu. Partinin Genel Başkanı Recep Tayyib Erdoğan siyasi yasaklı olduğundan, 58. Hükümeti 18 Kasım 2002’de Abdullah Gül kurdu. Hükümet 28 Kasım’da güvenoyu aldı.
22 Kasım’da Erdoğan ve Baykal bir araya geldi. Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılmasını içeren demokratikleşme paketinde mutabakata vardılar.
Bu arada Erdoğan’ın yasağını kaldıracak süreç de işlemeye başladı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), AKP’lilerin başvurusu üzerine, 2 Aralık’ta Siirt seçimini iptal etti. 3 Aralık’ta Meclis’e, Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldıracak olan Anayasa değişikliği paketi sunuldu. 13 Aralık’ta CHP’nin de oylarıyla kabul edildi.
Çankaya olmaz dedi...
CUMHURBAŞKANI Sezer; Necmettin Erbakan, Akın Birdal ve Murat Bozlak’ın yasağının sürmesini, Erdoğan’ın yasağının kalkmasını sağlayan Anayasa değişikliği paketini kişiye özgü olduğu gerekçesiyle 19 Aralık’ta veto etti.
CHP 20 Aralık’ta, vetoya rağmen desteğini sürdüreceğini açıkladı. Meclis 26 Aralık’ta, Anayasa değişikliğini aynen kabul etti. Cumhurbaşkanı Sezer 31 Aralık’ta onayladı. Yeni yılla birlikte, Erdoğan’ın önünde de yeni bir dönem başladı.
Bu arada Siirt seçim takvimi de işliyordu. AKP Siirt Milletvekili Mervan Gül, Erdoğan’ın seçilmesine imkân sağlamak amacıyla adaylıktan çekildi. CHP Siirt seçimlerine asılmayacağını açıkladı. 9 Mart 2003’te tekrarlanan seçimde Erdoğan milletvekili seçildi.
CHP başbakan yaptı...
ŞU an görevde olan 59. Hükümet 14 Mart 2003’te kuruldu. Hükümeti kuran isim, “Artık muhtar bile olamaz” denilen Recep Tayip Erdoğan oldu.
CHP lideri Baykal, hükümetin kurulmasından 3 gün sonra partisinin Tokat mitinginde yaptığı konuşmada, Erdoğan’ı biz başbakan yaptık... dedi. CHP’nin o günlerdeki düşüncesi, eğer Erdoğan’ın siyasi yasağı kalkmazsa, isminin giderek bir fenomene dönüşeceği ve ileride daha güçlü olarak gelebileceği endişeydi. Erdoğan’ın siyasi sorumluluk altına girmesini sağlamak suretiyle, giderek erimesi planlanmıştı. CHP bu konuda şimdilerde ne düşünüyor doğrusu merak ediyoruz.
Baykal ne demişti?
ANAYASA Komisyonu Başkanı AKP’li Burhan Kuzu, Cumhurbaşkanı’nın, kamu yararı yok gerekçesiyle yasayı iadesini, 80 yaşındaki eski bir başbakanın hapis yatmasının ne gibi kamu yararı olacak? Aynen iade edeceğiz diye eleştirirken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek ise partisinin görüşünü; Yanlış hesap Çankaya’dan döner. Biz CHP olarak şahsa bağlı af çıkarılmasının Anayasa’ya ve hukuka aykırı olduğunu söylemiştik şeklinde açıkladı.
Hâlbuki CHP lideri Baykal, Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldıran Anayasa değişikliği paketi Çankaya’dan döndüğünde, Cumhurbaşkanı Sezer’i; Anayasa koyucunun sübjektif niyeti, iç amacı sorgulanarak getirilen düzenlemenin kişiye özgü olup olmadığına karar verilemez şeklinde eleştirmişti.
Daha dünkü tarihte, kişiye özel düzenlemeye destek olmak suretiyle, Erdoğan’ı biz başbakan yaptık diye övünen CHP, şimdilerde, Erbakan için yapılan düzenlemeye biz karşı çıktık ve hapse girmesini sağladık demek noktasına gelmiş bulunuyor.
22 Ocak’ta yayınlanan, Başbakan Erdoğan’ın Erbakan’la imtihanı başlıklı yazımızda; Siyasi yaşamında birçok kez yargıyla yüz göz olan Erbakan’ın aldığı son cezanın ayrıntılarına kamuoyu şimdilik ilgisiz. Fakat Erbakan’ın cezaevine girmesi durumunda, kamuoyu ilgisi maksimum seviyeye çıkacaktır. Hapse giriş nedeninin yolsuzluk gibi algılanacak bir düşünce oluşturması, Saadet Partisi’ne karşı AKP’ye bir avantaj sağlamaz. Bu olsa olsa, hocaları böyleyse, kim bilir talebeleri nasıldır kuşkusu doğurur” demiştik.
Yasalar herkese eşit uygulanmalıdır tamam. Bakın bakalım etrafınıza, öyle mi?