2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Emin Çölaşan ve Emine Erdoğan'ın ortak kaderi...

13.04.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    DANIŞTAY başkanlık seçimleri hiç bu kadar medyatik olmamıştı. Başta siyasiler olmak üzere, medya dünyası Ender Çetinkaya'dan boşalan Danıştay Başkanlığı'na kimin seçileceğini merakla bekliyor.
Nedeni ise malum. Danıştay başkanlığına adaylığını açıkladığı andan itibaren dikkatleri üzerine çeken ve ilk tur oylamalarda en yüksek oyu alan Tansel Çölaşan, gazeteci Emin Çölaşan'ın eşi.
Emin Çölaşan kalemi ve üslubu sivri bir gazeteci. Yazıları en çok tekzip edilen gazeteciler arasında. Yazıları nedeniyle birçok davada yargılandı. Özellikle sağ siyasetçilere karşı sert tavrıyla biliniyor. Rahmetli Özal'ı bile canından bezdirdiği düşünülürse, Refah Partisi ve devamı niteliğindeki partilerde siyaset yapanlara karşı duruşunu izah etmeye gerek bile yok. Tartışma da tam bu noktada çıkıyor zaten. Acaba Emin Çölaşan'ın duruşu, eşi Tansel Çölaşan'ı da etkiler mi?
Başarılı örnekler var
TÜRKİYE bu tür konularla sıkça karşılaşmasa da, hiç olmuyor da değil. Mesela Cumhurbaşkanı Turgut Özal, dönemin başbakanı Yıldırım Akbulut'un eşi Samia Akbulut'u, 26 Ekim 1990'da Anayasa Mahkemesi yedek üyeliğine seçmekte mahzur görmedi. Gerektiğinde Yüce Divan sıfatıyla siyasetçileri de yargılayan Anayasa Mahkemesi üyeliğine görevdeki bir başbakanın eşinin atanması, o günlerde çok tartışıldı. Samia Akbulut 14 yılı aşkın süre başarıyla yaptı görevini. Altına imza attığı hiçbir karar, belli yönlere çekilerek tartışılmadı.
Çifte standart
GAZETECİ Yavuz Donat dünkü yazısında; 'Aday olan Emin Çölaşan mı, yoksa Tansel Çölaşan mı? Kimin seçileceğine siyaset ya da medya mı karar verecek? Tansel hanımın TV'lere çıkıp 'Emin'den boşanıyorum' demesini mi bekliyoruz? 'Eş üzerinden ateş etmek' çok ilkel, çok ayıp, çok çirkin. Ve Başkan'ı seçecek olan 95 Danıştay üyesine de büyük saygısızlık' diye yazdı.
Yavuz Donat'ın düşüncelerine katılmamak elbette mümkün değil. Keşke Tansel Çölaşan'a haklı olarak sahip çıkanlar, aynı duyarlılığı, eşleri nedeniyle Çankaya'ya veya devletin başka makamlarına getirilmesine şiddetle karşı çıkılan isimlere karşı da gösterebilseler. Onu da bir ilkellik ve çirkinlik olarak görseler.
İkisi de mağdur
KADERE bakın ki, Emin Çölaşan bugünlerde Emine Erdoğan ile aynı noktada. Başbakan Erdoğan eşi Emine Erdoğan başörtülü olduğu gerekçesiyle Çankaya'ya çıkarılmak istenmezken, Tansel Çölaşan da, eşi Emin Çölaşan yazılarında taraf davrandığı gerekçesiyle, belli çevreler tarafından Danıştay Başkanlığı'na gelmesi sıcak karşılanmıyor.
İşin üzücü tarafı, tartışma, belli makamlara gelmesi beklenen kişilerin bu görevlere layık olup olmadıkları konusunda yaşanmıyor. Eşleri konusunda yaşanıyor.
Ne dersiniz? Başbakan Erdoğan ve Tansel Çölaşan ileride, Eş Mağdurları Platformu çatısı altında bir araya gelirler mi? Yoksa vatandaş bu işin geyiğini yaparken, iş bilenin, kılıç kuşananın mantığıyla onlar işlerini yürütürler mi?
Bu tartışmalar bu ülkeye gerçekten yakışmıyor. Danıştay üyelerinin istediği ismi başkan seçme hakkına da, Meclis'in dilediği kişiyi Cumhurbaşkanı seçme hakkına da saygı duymak lazım.
Ve o saygıyı herkese duymak lazım...







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin