ALDATMAK yerine yanıltmak kelimesini kullansam mı diye çok düşündüm. Yanıltma işi kasten yapılıyorsa, aldatmaktan ne farkı var ki dedim. Evet, başbakanları da aldatıyorlar.
Herkes gördü ki, Danıştay saldırısının ardından yoğun bilgi kirliliği yaşandı. Basına sızdırılan haberleri kurumlar birbirini yıpratmak için kullandı. Bu ortamda, daha önce yaşanan bir başka hadiseyi hatırlatmak şart oldu. Ola ki ders alına...
Son günlerde basına, Apo'dan sonra PKK'nın iki numaralı adamı olarak bilinen Şemdik Sakık'ın yakalanmasının ardından yaşananlara ışık tutan çok sayıda haber yansıdı. Gördük ki, hiçbir şey sonsuza kadar gizli kalmıyor. Bakalım bugünlerde yaşananların perde arkası ileride karşımıza nasıl çıkacak. Ne zaman geldi?
ŞEMDİN Sakık'ın 13 Nisan 1998'de Yarasa kod adı verilen bir operasyonla yakalandığı haberi 14 Nisan'da gazetelere yansıdı. Başbakan Mesut Yılmaz, Özbekistan'da olduğundan, Başbakanlığa Ecevit vekalet ediyordu. Sayın Ecevit ile 15 Nisan'da makamında görüştüm. Kendisine; Başbakan Yılmaz gelişmelerden haberi olmadığını açıkladı, sizin bilginiz var mı dedim. Ben de gazetelerden okuyorum... dedi. Keyfi yoktu. Ardından, Sakık'ın açıklanandan daha önce ele geçirilmiş olabileceğini ima etti. Önündeki gazetelere bakarak, bu ortamda bunları konuşmak ne derece doğru emin değilim dedi.
Dönemin İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nu, 1 Mayıs'ta yaşanan olaylar nedeniyle 2 Mayıs akşamı Gündemin İçinden adlı televizyon programıma konuk etmiştim. Yayından önce bana; Sakık olayını lütfen sorma, çünkü konu hakkında bize verilmiş hiçbir bilgi yok, dedi. Film gibi...
AYNI günlerde gazeteler, Sakık'ın yakalanışını Amerikan filmleri gibi yansıtıyorlardı. Nazi Adolf Eichman'ın İsrail ajanları tarafından kaçırılması ve Panama diktatörü General Noriega'nın ABD'ye getirilmesini andıran operasyondan daha muhteşem olduğunu yazarak, dönemin bazı komutanlarını yere göğe sığdıramıyorlardı. Sonradan bu komutanların, talimatla manşet attıranlar olduğu anlaşıldı.
Sakık'a imzalattırılmak istenen düzmece tutanaklarda, aralarında gazetecilerin de bulunduğu bazı kişilerin PKK'ya hizmet ettiği söylenerek itibarları yerle bir edildi. Çok acı çekenler oldu. Ordunun üst kademesinde yaşanan değişikliğin ardından, bu tutanağın sahte olduğu ve talimatla basına verildiği ortaya çıktı.
Şemdin Sakık gibi bir teröriste düzmece ifade tutanağı imzalatmaya çalışarak, bunu kendi iktidar oyunlarının bir parçası haline getirmek isteyenlere Türkiye yakın geçmişte şahit oldu. Bu acı tecrübeye rağmen, başta siyaset, asker, bürokrasi ve medya olmak üzere tüm kurumlar, dün yaşananlardan sanki hiç ders almamışçasına, Danıştay katilinin bilinçli olarak geride bıraktığı anlaşılan izleri fırsat bilerek birbirini yıpratmaya kalkması ne acı... Türkiye'nin kurumları, toplumsal huzura darbe vuran ve her yönüyle tezgah olduğu anlaşılan bu olaya daha temkinli yaklaşmalı ve oyunu bozabilmeliydi. Kaynağı kim?
GAZETECİ Ahmet Altan üst üste yaşanan hadiselerin Başbakan Erdoğan'ı geriletmeyi ve hükümet edemez hale getirmeyi amaçladığını söyleyerek, bunda başarılı olunduğunu iddia ediyor.
Yıllar önce, Başbakanlık yapmış siyasetçilerimizden biriyle sohbet ederken; Bizden daha güçlü ülkeler devletimiz üzerindeki baskılarını nasıl hissettiriyorlar diye sormuştum. Bu değerli siyasetçimiz, görev yaptığı yılların ülkemizin sıcak harbin eşiğine en çok yaklaştığı döneme denk geldiğini söyledikten sonra; Başbakanlık yaptığım süre içinde doğrudan hiçbir baskıyla karşılaşmadım. Ama çevremdeki kimi insanlarla, bakan veya bürokratlarla kritik konuları istişare ettiğimde ve bir karara varmak gerektiğinde yıllar sonra şunu fark ettim. Aldığımız kararlar, daha çok başkalarının çıkarlarına hizmet edecek bir neticeye varıyor. Bu garip ilişkiyi fark ettiğimde, görev sürem de dolmuştu, dedi.
Bir danışmanın, Başbakan'ı delikten aşağıya süpürmeyin, kullanın dediği haberi ilk basına yansıdığında da, yukarıdaki sözler gelmişti aklıma...
Sadece medya değil, başbakanlar ve devletin ilgili kurumları da bilgi kaynaklarını gözden geçirmeli. Gerçekleri sonradan öğrenmenin faturası çok ağır gelmeye başladı ülkeye.