HİÇBİR yasa tasarısı bu kadar engelle karşılaşmadı. AKP’nin tek başına iktidarı bile, bu yasanın çıkmasını sağlayamadı. Kimlerin engellediği, neden engellediği, bu yasanın çıkmamasından kimlerin ne tür çıkar sağladığı doğrusu merak konusu.
Bu kadar engelle karşılaştığına göre, hiç kuşkusuz iş adamı, bürokrat, siyasetçi, hatta hükümet nezdinde destekçileri olmalı. Başka türlü izahı yok
çünkü...
Cumhuriyet tarihinde çıkması en çok engellenen bu yasanın ne olduğunu duysanız şaşırırsınız. Büyük Mağazalar Kanunu Tasarısı’ndan bahsediyorum.
Aslında konuyla ilgili tartışmalar yeni değil. Tartışmaların başladığı günden bu yana 2 darbe, 1 post modern darbe, 27 hükümet değişikliği yaşandı. Yine de sonuç alınamadı. CHP lideri Bülent Ecevit tartışmaların alevlendiği 1973 yılında, yani bundan tam 33 yıl önce, ‘Esnafı büyük sermayeye ezdirmeyeceğiz” diye haykırıyordu. O günden sonra Ecevit kaç kez başbakan oldu, sonuç alamadı. Küçük esnafın ezilmesini kimse engelleyemedi. Büyük sermaye grupları, açtıkları marketler zinciriyle küçük sermaye sahiplerini ve bakkalları ezdi geçti.
AKP de çıkaramadı
KONU AKP iktidarının ilk günlerinde tekrar gündeme geldi. Yine sonuç alınamadı. Tartışmalarla geçen 3 yılın ardından Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, küçük esnaftan bir an önce yasanın çıkarılması yönünde yoğun talepler geldiğini ve büyük mağazalar (hipermarket) yasa tasarısının Meclis açılınca kanunlaşacağını açıkladı. (Tercüman, 2 Ekim 2005) Meclis açıldı, yasa yine
çıkmadı.
Tasarıya göre, il ve ilçelerdeki yerleşim merkezlerinde 5 bin metrekareden büyük mağazalar açılamayacak, 400 metrekareden büyük mağazaların kuruluşu izne bağlanacaktı. Küçük esnafı hipermarketler karşısında koruyan yasalar olmadığı için, 400 metrekare üzerindeki hipermarketlerin ve süpermarketlerin perakende pazarındaki payı son 10 yılda hızla arttı. 1995’de yüzde 10 iken, 1997’de yüzde 14’e çıktı. 2005 sonunda yüzde 40’a yaklaştı.
MüSİAD’’In yayınladığı Çerçeve dergisinin perakendecilik konusunu ele aldığı özel sayısındaki rakamlara göre, hipermarket ve süpermarket sayısı 1998’de 2 bin 135’di. 2006 Haziran’ında 6 bine dayandı. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı sonunda sayıları 4 bin 5’di. Geçen süre içinde yüzde 50 arttı.
3 yılda 4 bin bakkal kapanırken, 2500 metrekareden büyük hipermarket sayısı 91’den 166’ya, 1000-2500 metrekare arası olanlar 210’dan 490’a, 400-1000 metrekare arası olanlar 464’ten 1.400’e fırladı. Kısacası verilen sözler havada kaldı. Tasarı her defasında rafa kaldırıldı. Hem iktidar, hem de muhalefet küçük esnafın feryatlarına kulak tıkadı.
Ya bu da açılırsa
KONU yine unutuldu diye düşünürken elime, Büyük Birlik Partisi (BBP) İstanbul İl Başkanlığı’nın 25 Haziran tarihli basın bülteni ulaştı. Bültende, başta İstanbul olmak üzere tüm şehirleri adları süper, grand, mega olan marketlerin işgal ettiği ve mahalle esnafının bittiği bilgisine yer verildikten sonra; “Ne hikmetse, birkaç aile ve yabancı kuruluş hatırına bu kanun tasarısı tozlu raflardaki yerini almıştır” deniliyordu.
Bültende ayrıca, İstanbul Bakırköy’de E-5 Karayolu kenarında kurulmakta olan yeni bir hipermarkete dikkat çekiliyor ve açılması halinde Bakırköy, Osmaniye, Merter, Şirinevler, Zeytinburnu bölgelerindeki esnafın biteceği ve yaklaşık 200 bin kişinin olumsuz etkileneceği vurgulanıyor.
Gazeteci Fikri Türkel 2 yıl önce kaleme aldığı; 7 kere gidip, 7 kere gelen yasa başlıklı yazısında, “Bu mantıkla, 8. kere gelse bile 9. kere gelmek üzere tekrar geri gönderilecek” diye yazdı. (Zaman, 11 Mart 2004) Kim bilir, 35 yıldır gündemde olan bu tasarının yasalaşmamasını isteyenlerin ikna edici gerekçeleri vardır. Bu konuda düzenleme isteyenler gerekçelerini sıralarken, engelleyenlerin gerekçeleri anlaşılabilmiş değil. Bu yazıyı yazmak için aslında uygun zaman değildi. Meclis şu an tatilde. Küçük esnaf bu yazıdan sonra bir ümide kapılmasın. Meclis şu an çalışıyor olsaydı bile, görünen o ki durum değişmeyecekti. Her şey lafta, tasarı rafta kaldı. Gerçekte, neden acaba?