BUGÜN, Sevgililer Günü... Kimileri bugünü, sevgilisine açılabilmek için bir fırsat olarak görecek... Kimileri sessizliğe gömülerek bitmesini bekleyecek günün. Kimileri de, kaç yıllık evliyiz, bizden geçti artık diye düşünecek...
Aşk mı güçlüdür, yoksa sevgi mi? Sahi nedir aşk dedikleri... åşık Veysel'in, Güzelliğin on par'etmez / Bu bendeki aşk olmasa / Güle kıymet verilmezdi / åşık ve maşuk olmasa dizeleriyle anlatmak istediği midir? Yoksa şair Kemal Yılmaz'ın, Bir nefes tuttum, sevda denizinde savruldum / Dalgalar, kayalara çarptı o narin bedenimi / Bir nefes tuttum, meltem esintileri okşadı ruhumu sözleriyle anlatmak istediği hal midir?
Bakmayın aşkın çarpıcı etkisine... Sevgi aşktan güçlüdür. Yıldırım aşk olur, yıldırım sevgi olmaz. Aşk çarpar geçer, sevgi iliklere kadar siner. Nitekim İtalyan Pavia Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, aşkı başlatan kimyasalların bir yıl içinde etkisini kaybettiği görülmüş.
Aşkla ilgili neye inanacağız? Gazetemiz yazarlarından Tuna Serim'in, İki kişilik aşk olmaz iddiasına mı, yoksa şair Ataol Behramoğlu'nun, Ölümdür yaşanan tek başına, aşk iki kişiliktir şiiriyle anlatmak istediğine mi? Aşk - sevgi farkı
ÇUKUROVA Üniversitesi'nden Prof. Dr. Tuncay Özgünen, aşk kavramının ergenlik çağlarında başladığını, sevginin ise kişinin kendisini, Ben kimim, neden dünyaya geldim gibi sorularla tanımaya başladığı süreçte ortaya çıktığını ve kalıcı etkiler bıraktığını söylüyor.
Nitekim şair Yüksel Kasım, Aşk ikidir, sevgi bir / Aşk yalan, sevgi gerçektir / Aşk sudur, sevgi susuzluk / Bu yüzden sevgi hasrettir / Özlemektir, beklemektir / Aşk için şiirler yazarsın / Şarkılar yaparsın / Sevgiyi anlatamazsın / Çünkü yüreğine sığdıramazsın / Kalbini aşka kapatabilirsin / Ama sevgiye kapatamazsın... şiiriyle bunu anlatır.
Psikolog İlkim Öz'e göre, kıskançlık aşkı besler. Halbuki gerçek sevgili, o kadar umursamaz kıskançlığı. Kimsenin onu kendisi kadar sevemeyeceğini düşünür. Aşkta ise başkalarına kaptırma kuşkusu vardır. Aşk kimi zaman, içinde bulunduğu şartlardan dolayı sığınacak liman aramaktır. Şartlar değişince söner aşkın ateşi. Sevgi ise her şart altında hayatı paylaşmaktır. Aşk karşılıksızdır. Kimi zaman tek taraflı da olabilir. Sevgi ise karşılıklı... İnsanın sevdiği kadar sevildiğine inanılır. Karşılıklı sevgi, muhteşem ikililer ortaya çıkarır.
Aşk, sürprizleri sever, romantizmden hoşlanır. Sevgililer gününde beklenti içindedir. Sevgili ise her an hatırlanmak ister. Aşk özlemle beslenir. Kısa ayrılıklar ateşler onu.. Fakat ihmal tez öldürür. Sevgi ise tutkal gibidir. Sevdiği hep yanında olsun ister. åşık iltifattan, sevgili muhabbetten hoşlanır!
åşık, doğal ortamından koparılmış yılbaşı çamı gibidir. Hediyelerle donanmak ister. Fakat çok geçmeden canlılığını kaybeder ve sararır. Sevgi ise tıpkı çiçek gibidir, düzenli bakım ister. Ne kadar iyi bakarsanız, o kadar sağlıklı ve kalıcı olur. Aşk evlilikleri
PROF. Özgünen'e göre, üreme çağının yoğun baskısı altındaki kişiler, aşkı ve sevgiyi birbirine karıştırmakta, aşkla başlayan evlilikler çoğunlukla hüsranla sonuçlanmaktadır. Aşk kitapları yazarı Cemil Tokpınar da aynı görüştedir. Özgünen ayrıca, aşkın erkek için günlük olduğunu, kadında da fazla sürmediğini, sevginin ise genellikle, dünya görüşü örtüşen partnerler arasında gerçekleştiğini, aşkın ise birbirinden uzak kitleler arasında oluştuğunu söyler.
åşık, bana yar olmayan başkasına da yar olmasın diye düşünür. Gerçek sevgide ise kavuşamamak pahasına da olsa, sevdiğinin mutlu olduğunu düşlemek vardır. Nitekim Hazreti Mevlana gerçek sevgi için, birinin sevgisini kazanmak isterseniz, öylesine sevmelisiniz ki, benliğinizi bırakıp adeta o olmalısınız, der. Doğrusu, aşkı da, sevgiyi de anlatmak zordur. Bunlar yaşanası duygulardır. Kime aşık olduğunuz değil, kimin tarafından sevildiğiniz önemlidir.
Sevgiyle kalın!