2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Demirel'e siyasi yatırım ne kazandırır?

16.05.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    SÜLEYMAN Demirel bugün Anadolu yollarına düşüyor. Demirel bugün Adana'da, yarın Mersin'de. Haftaya Batman ve Denizli'de. Hemen ardından da Kars ve Şanlıurfa'ya gidiyor...
Demirel meydanlara inmiyor. Üniversitelerde gençlerle, otellerde iş adamlarıyla bir araya geliyor. Şu an üniversitede okuyan gençlik, Demirel Başbakanlık'tan ayrıldığında anaokulu, Çankaya'dan ayrılığında da ortaokul çağındaydı. Kısacası, ülkedeki 40 yaş üstü kesimin, Demirelli yıllar denilince zihinlerinde çağrışım yapan konulardan habersizler.
Siyaset bir frekans meselesi... Seçmenle siyasetçi arasında bir elektrik, bir duygudaşlık ister. Demirel'in bu tür temaslarına iki açıdan yaklaşılabilir. Birincisi; Dünya çok değişti. Köprülerin altından çok sular aktı. Seçmen artık eski seçmen değil diyerek, Demirel'in bu tür siyasi sondajlarından eli boş döneceği düşünebilir. Ya da; Türkiye'nin şimdiki sorunlarıyla 1970, 80 ve 90'lı yıllardaki sorunlar arasında pek fark yok. Üstelik Demirel, bu sorunlara yönelik mesaj vermekte ve kitleleri harekete geçirmekte çok usta şeklinde de değerlendirilebilir.
Ne olursa olsun, Demirel kuşkusuz bu seyahatlerin ardından, 42 yıllık siyasi tecrübesi ışığında bir değerlendirme yapacaktır.
Biyolojik saat riski...
ASLINDA herkesin kafasını kurcalayan temel soru şu: Meydanlara çıkma konusunda Demirel'den çok daha istekli olan Necmettin Erbakan'ın yargıyla sorunu olmasaydı bile, sağlık problemleri nedeniyle bu arzusunu gerçekleştirmesi zordu.
Bebeklerin gelişimi nasıl ki aydan aya olumlu yönde seyrederse, belli yaşı geçmiş insanların sağlık durumu da aydan aya olumsuz yönde farklılık gösterir.
Erbakan 29 Ekim 1926, Demirel 1 Kasım 1924 doğumlu. Yani Demirel, Erbakan'dan 2 yaş daha büyük. Bugün sağlıklı bir görüntü çizen Demirel'in, yaşına bağlı nedenlerle sağlık sorunuyla karşılaşması ihtimal dahilinde.
Sadece siyaset kulvarının değil, sermaye piyasalarının da dalgalanma eğilimine girdiği şu günlerde, konuyu piyasa diliyle ifade etmek gerekirse şunu söyleyebiliriz. Her siyasi hareket finanse edilmek ister. Bu desteği verenler bugüne kadar hep, daha sonra karşılığını alma arzusunda olmuşlardır. Sanıyorum kafaları kurcalayan da bu. Acaba bu konuda yapılacak siyasi yatırım, ölü yatırım olur mu? Demirel'e oynamak gelecekte kazandırır mı? Çünkü sermaye ürkektir. Riski gördü mü uzaklaşıverir. Bekleyip göreceğiz.
Demirel'in niyeti...
DEMİREL bugünlerde ısrarla, Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesini ve en yüksek oyu alan iki adayın ikinci turda yarışmasını gündeme getiriyor.
Demirel'in hiç kuşkusuz niyeti, ne yapsak etsek de, AKP kökenli birinin Çankaya'ya çıkmasını engellesek düşüncesine dayalı. AKP'li bir aday ikinci tura kalsa bile, ikinci turda bunun engellenebileceğini düşünüyor.
Nitekim bunun bir örneği 1994'te görüldü. 1994 yılı Mart ayında yapılan yerel seçimlerde Fatih Belediye Başkanlığı'nı şu an Başbakan Yardımcısı olan Mehmet Ali Şahin kazanmıştı. YSK seçimlerin yenilenmesine karar verince, tüm partiler Refah Partisi adayına karşı ANAP adayı Saadettin Tantan'ı desteklediler ve seçilmesini sağladılar. Yani bir bakıma iki turlu seçimi Refah Partisi kaybetmiş oldu.
Kabul olmuş dualar...
TÜRKİYE daha önce benzeri görülmemiş bir lig heyecanı yaşadı. Pazar günü Galatasaray maçını basın tribününde izledim. Tarihe geçen duygusal anlara tanıklık ettim. Bir Fenerbahçeli olarak G.Saray'ı tebrik ediyorum. G. Saray taraftarlarının gözünün sahada, kulaklarının Denizli'de, dudaklarının da kıpır kıpır duada olduğuna şahit oldum.
Yazımı, Yavuz Donat'ın cumartesi günkü yazısından aldığım ilginç satırlarla bitireyim. Yavuz Donat, cuma namazından çıkan Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi'ye soruyor.
- Başkan, cumada hangi duayı ettiniz?
- Ülkem, milletim için dua ettim... Bir de gol duası tabii. Allah'ım, Denizlispor'umuz Fenerbahçe'ye ikinci yarıda öyle bir dakikada gol atsın ki, Fenerbahçe toparlanamadan maç bitsin.
Yavuz Donat bu defa da, Denizlispor Kulüp Başkanı Ali İpek'e soruyor, ne duası ettiniz diye?
- Allah'ım beni mahcup etme. 1-0 bize yeter. Golü de ikinci yarıda bulursak daha iyi olur.
Fazla söze gerek var mı? Çok isteyen kazandı...







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin