2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
İsrailliler Mısırlı Bakanı alkışladı...

18.07.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    DOĞRUSU bu kadarını beklemiyordum. İsrailli katılımcıların Mısırlı Bakanı alkışladığını görünce şaşırdım.
Bahsettiğim sahne, pazar günkü yazımda da temas ettiğim bu yılki Abant toplantısında yaşandı. Ortadoğu sorununun tartışıldığı toplantı başlamak üzere iken, Arap katılımcılar salondan ayrılmak istedi. Kalmaları için zor ikna edildiler. Kahve arasında, Kahire Ayn Şems Üniversitesi Türkoloji Bölümü Profesörü Ahmet Al Khatoury’e toplantıdan neden ayrılmak istediklerini sordum. Meğer hiçbir Arap ülkesinin vatandaşları, İsrailliler’in katıldıkları toplantılara iştirak etmezmiş. Uzun yıllar sonra ilk kez bu toplantıda, İsrailliler’le bir arada olmuşlar.
Bir arada bulunmaktan bu kadar imtina eden insanlar, nasıl oldu da aynı toplantıda birbirlerini alkışlayacak hale geldiler dersiniz.
Anında itiraz...
ABANT Platformu Eşbaşkanı Prof. Dr. Mete Tuncay, iki gün süren toplantının son oturumu başlarken, yapılan konuşma ve müzakereleri özetleyen, dokuz kısa paragraftan oluşan ve tek sayfa tutmayan bir değerlendirme metnini katılımcıların huzurunda okudu. Metnin daha dördüncü paragrafı bitmeden, Mısır Eski Dışişleri Bakanı Ahmet Maher elini kaldırdı ve hoşnutsuzluğunu yansıttı.
Bahsi geçen paragraf şöyleydi:
“Ortadoğu halkları onaltıncı asırdan yirminci asrın başlarına kadar asırlarca huzur içinde yaşamışken, bölgenin geçtiğimiz yüzyıl içinde dünya gündemini en uzun süreli meşgul eden sorunlar yumağı haline gelmesinin nedenleri sorgulanmalıdır. Bu konuda doğru bir teşhiste bulunmadan çözüme ulaşmak güçtür...”
Mısırlı Bakan bu paragraftan çok rahatsız oldu. Metnin okunması bittiğinde uzun eleştiride bulundu. Biraz sonra anlaşıldı ki, meğer Arap ülkelerinden gelen diğer katılımcılar da aynı düşüncedeler. Söz alarak rahatsızlıklarını dile getirdiler. Metnin yayınlanmayacağı duyurulunca, hemen yakınımda oturan İsrailli tarih profesörü Benny Morris ve arkadaşı Mısırlı Bakanı alkışladılar. Alkışlara Arap katılımcılar da eşlik etti.
Onaltı ve yirminci asırlar boyunca Ortadoğu’da huzur olduğu ve Yirminci Asırda bunun yok olduğu yönündeki tarihi gerçek Araplar’ı neden rahatsız etmiş olabilir dersiniz?
Başta Mısır olmak üzere tüm Arap ülkelerinde, İngiliz kaynaklı emperyalist eğitim anlayışına dayalı nedenlerle koyu bir Osmanlı düşmanlığı pompalanıyor. Tüm Arap ülkelerinde, Osmanlılar döneminde Araplar’ın Türkler’in vahşetine maruz kaldığı resmi eğitim politikası olarak okutuluyor.
Uyanık Bakan...
UZUN yıllar büyükelçilik yapan Mısırlı Bakan haliyle uyanık. Eğer Osmanlılar döneminde Ortadoğu’da huzur olduğunu kabul ederse, aynı dönemde Mısır’da Osmanlı egemenliğinde olduğundan, tarihi gerçekleri çarpıttıkları ortaya çıkacak. Onlarca yıl boyunca kendi nesillerini, kasıtlı olarak nasıl Türk düşmanı olarak yetiştirdikleri anlaşılacak. Öyle ya, Osmanlı Devleti Arap yarımadasında adaletle hükmederken, Mısır’da vahşet uygulamış olamaz ki...
İçine düştükleri tezat yüzünden, rahatsızlıklarını başka bir madde üzerinden yansıtmaya çalıştılar. Metinde geçen; onaltı ve yirminci asırlar boyunca ibaresi, asırlarca kelimesiyle değiştirilmişse de, tutumlarından vazgeçmediler. Profesör Tuncay kapanış konuşmasında, metnin son haliyle; 11. Abant Platformu Düzenleme Kurulu adına yayınlandığını duyurdu.
Kapanış yemeğinde Mısırlı Bakan’la konuştum. İsrailliler’i çok sevindirdiniz. Sizi alkışladılar dedim. O sırada ben de karşılık verdim ve onları alkışladım dedi. Arap ve İsrailli katılımcılar, Osmanlı ortak düşmanlığında buluşmuştu.
Toplantıya Beyrut’tan katılan ve konuşmasında; Uçağım kalktıktan 10 dakika sonra havaalanı bombalandı. Ben artık ülkeme ne zaman döneceğimi bilmiyorum... diyen Lübnanlı gazeteciye yayınlanan metni nasıl bulduğunu sordum. Türk İslami bakış açısıyla yazılmış...” dedi. Anladım ki, rahatsızlıkların kaynağı Osmanlı yılları...
Kına yaksınlar. Artık Osmanlı yok. Durumları şimdi nasıl acaba?







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin