2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Organize işlerde son perde...

21.05.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    SALI günleri gün boyu üniversitede dersteyim. Gün içinde olan bitenden, akşam televizyon karşısına geçtiğimde ancak haberdar oluyorum.
Salı akşamı Başbakan Erdoğan'ın AKP Grubu'ndaki konuşmasını izlerken, eyvah dedim. Tek tip giyindirilmiş çok sayıda başörtülü kadının Meclis çatısı altında Başbakan Erdoğan için, Beraberdik yürüdük biz bu yollarda şarkısını dillendirdiğini görünce, bu işte bir bit yeniği var ama hayırdır inşallah dedim. Açıkça söyleyim, bir tuzak kokusu hissettim.
Kim, neden yaptı?
ANKARA'DA siyasetin gerilim filmi gibi her an her şeyin olabileceği tedirginlikte yol aldığı günlerde, bu müsamereyi hazırlayanlar, bunun ne anlama geldiğini herhalde ölçüp tartmışlardır diye düşündüm.
Perşembe günkü yazımı yazmak üzere çarşamba sabahı bilgisayarın karşısına geçtiğimde konu başlığım, bir gün önce AKP Grubunda şahit olduğum görüntülerden yola çıkarak, Türban seçim malzemesi olmaktan çıkmıştır şeklindeydi.
Çünkü türban sorunu ortaya çıktığından beri, Türk siyasetinin önde gelen partilerinin tamamı (ANAP, Refah, DYP, CHP, MHP, DSP) iktidar koltuğundan geçmişlerdi. Dahası, sorunun çözümü konusunda kayda değer adım atmamışlardı. İktidarda 3.5 yılını dolduran ve rekor sayıda milletvekiline sahip olan AKP'nin de, bu sorunu neden çözemediğine ilişkin seçmene söyleyebileceği sözü yoktu.
Yaklaşan seçimlere bu atmosferde gidiliyordu. Belki ilk kez bu seçimde, hiçbir siyasi partinin, bu sorunu ancak biz çözeriz deme gibi lüksü olmayacaktı. Doğrusu, bu meseleyi sorun haline getiren de, siyasi malzeme olmasıydı.
İlk neyi hatırladım...
TÜRBANLA ilgili yazım bitmek üzereydi ki, Danıştay'da yaşanan alçakça saldırıya ilişkin son dakika haberleri düştü televizyon ekranlarına. Hemen aklıma, bir gün önce Meclis'te yaşanan tablo geldi.
Fotoğraf karelerini zihnimde birleştirmeye çalıştım. Meclis'e getirilen tek tip giyinmiş başörtülü kadın şovunun hemen ardından, Danıştay'ın türban kararına imza atan ikinci daire üyelerinin toplu saldırıya uğraması gerçekten tesadüf olabilir miydi?
Ardından, ne olduğunu bilemediğimiz kimi ellerin, ahtapot gibi pek çok yere uzanmış olabileceğini hayal ettim. Danıştay'da tetiği çeken elin de, tek tip giyinmiş başörtülü kadınları bu olaydan bir gün önce Meclis çatısı altına getirilmesini organize edenlerin de, Danıştay üyelerinin manşetten hedef gösterilmesi sağlayanların da, hatta bir adım ileri giderek şunu söylüyorum, Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarında Danıştay'a haddini bildirmesi konusunda kulağına fısıldayanların da, aynı merkezler tarafından yönlendirilmiş olabileceği kuşkusu hissettim.
Aynı merkezler mi?
EĞER bir gün önce Meclis'te şahit olduğumuz şova dayalı o görüntü ekranları doldurmasaydı, Danıştay'a yapılan saldırının ardından geniş halk kitlelerini AKP'ye karşı bu kadar hızlı reaksiyona geçirmek mümkün olur muydu?
23 Nisan'da 21 yaşındaki imam hatipli delikanlıyı çocuk diye Meclis kürsüsüne çıkarılmasını sağlayanlar, Danıştay'a saldırıdan bir gün önce Meclis'e tek tip giyinmiş kadınları getirenler kimlerdir? Başbakan Erdoğan'ın iktidar olduğu günden bu yana, bu konularda gerilim çıkarmama hassasiyetine rağmen, bu işleri kimler organize etmiş olabilir? Ülkede tam da işler yoluna girmeye başlamışken, İHL ve türban konusunu AKP'nin arka bahçesiymiş gibi yansıtma eğilimine dayalı fotoğraf üretmeyi kimler planlamış olabilir?
Yazılanlara birer komplo teorisi diye bakıp gülüp geçebilirsiniz... Yazımı, Propaganda ve Kamuoyu Oluşturma adlı kitabımın arka kapak yazısından şu satırlarla bitireyim:
- Karar merkezleri, ne zaman kolları sıvayacak olsalar, ne zaman yeni kararlar oluşturmanın arifesine gelseler, kamuoyunun kontrolü büyük önem kazanır. Bu durumda karar merkezleri, ya kamuoyunun desteğini yanlarına almanın, ya da ilgisiz kalmasının yollarını araştırırlar.
Bilmem anlatabildim mi?
Birileri bir hesap yaptı ve deyim yerindeyse 12'den vurdu. Bakalım filmin ikinci perdesinde neler göreceğiz?








 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin