2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Öteki Türkiye’nin içler acısı hali...

23.02.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    ÜLKEMİZDE öyle dramlar yaşanıyor ki, görenlere ve duyanlara, burası da mı Türkiye dedirtiyor. Ama gerçek bu. Öteki Türkiye’de tam anlamıyla bir dram yaşanıyor.
Kamuoyu şu sıralar, kredi kartı mağdurlarını tartışıyor. Onlar hallerine yine de şükretsinler. Harcamışlar ki, borçlanmışlar. Ya hayatında bir kez bile olsun sofradan tok kalkamayan, en zaruri ihtiyaçlarını karşılamayacak kadar yoksulluğa mahkûm edilenlere ne demeli? Onların derdine kim çare olacak, iniltilerini kim duyacak?
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün açıkladığı Yoksulluk Çalışması Sonuçları raporuna göre, Türkiye’de 100 kişiden 28’i yoksulluk sınırı altında. Toplumun dörtte biri aç... Nitekim STV’de yayınlanan ve ihtiyaç sahipleriyle yardımseverleri buluşturan Kimse Yok Mu programının sunucusu İkbal Gürpınar’dan dinlediklerim yürek sızlatıyor. İkbal Hanım, Sanmayın ki, açlıktan bir deri bir kemik haline gelmiş insan görüntüleri sadece Afrika’da var. Biz Anadolu’yu dolaşırken öyle manzaralarla karşılaşıyoruz ki, burası da mı Türkiye diye şaşkınlığa uğradığımız zamanlar oluyor, diyor. İkbal Hanım’dan dinlediklerimden beni derinden etkileyen iki olayı, sizlerle paylaşmak isterim.
25 kuruşluk hayal...
PROGRAM ekibi Ordu’nun Ünye İlçesi’ne gider. Yoksul bir ailenin kapısı çalınır. Evin hali içler acısıdır. İkbal Hanım bir ara, ilkokula giden evin küçük kızına dönerek, en büyük hayalin nedir diye sorar. Duymaya alışık olduğu klasik cevaplardan birini beklerken, En büyük hayalim, bir gün kendime ait bir kurşun kalemim olmasıdır cevabıyla karşılaşır. Yanlış mı duydum acaba diye düşünürken, kızın annesiyle göz göze gelir. Aldığı cevap karşısında şoke olur. 25 kuruş verip kızlarına bir kurşun kalem alamadıklarını, okulda öğretmenin verdiği kalemle idare ettiğini, eve gelirken de, her gün bir arkadaşından ödünç kalem alarak evde ödevlerini yaptığını anlatır.
İstediler, satmadım...
İKBAL Hanım’ın anlattığı diğer olay kırsal kesimde değil, Bursa’nın göbeğinde yaşanıyor. Hayırseverlerin yardımlarıyla liseyi zar zor okumayı başaran bir Anadolu evlâdı, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanır. Malum, tıp kitapları pahalıdır. Derslerine düzenli devam edip notlarını tutsa da, alması gereken ders kitapları vardır.
Nitekim kitapçıya gittiğinde aradığı anatomiyle ilgili kitabı bulur. Fiyat etiketine baktığında satın almasının hayal olduğunu görür. Fakat gün gelir, sınavlar kapıya dayanır. Alamadığı kitaptan da sınavda mesuldür. Aklına parlak bir fikir gelir.
Sınav döneminde her gün bu kitapçıya gider. Kitaplara bakıyorum bahanesiyle ihtiyacı olan bu kitabı raftan alır ve çaktırmadan sınavına hazırlanır. Bu durum böyle 3- 5 gün devam eder. Sınavda sorumlu olduğu yerleri büyük ölçüde çalışmayı başarır. Kalan bölüm için son defa kitapçıya gittiğinde, kitabı raftaki yerinde bulamaz. Kitabın satıldığını düşünür. Morali çökmüş vaziyette kapıya yöneldiği sırada, kasada bekleyen dükkân sahibinin kendisine seslendiğini duyar. Mahcubiyetten yerin dibine geçtiğini hisseder. Anlaşılan o ki, durum çakılmıştır. Bunu mu aramıştın oğlum der dükkân sahibi. Yüzü utançtan kızarmış vaziyette, Evet der delikanlı, Oğlum, diye başlar söze adam. Bu kitabı satın almak için dün kasaya getirdiler. Fakat ben satmadım. Senin ihtiyacın olduğunu düşündüğümden, satmaya içim elvermedi der. Kitabı delikanlıya hediye eder.
İkbal Hanım bunu anlattıktan sonra sözlerini şöyle tamamladı... Ben gittim, bu delikanlıyı yıllar sonra buldum. Okulunu başarıyla tamamlayarak doktorluğa başlamış bile. Şimdi bu doktorumuz, yoksulların tedavisiyle hiçbir ücret almadan ilgileniyor.
Şimdi söyleyin... Bu olayları kimlere ithaf edelim? Bir kalem ya da kitap alamayacak kadar yoksulluğa mahkûm edilenlere mi, yoksa kamu mallarını tırtıklayarak servet yapan, gençlerin hayallerini, ülkenin geleceğini çalan insanlara mı?
Bu vebalin altından nasıl kalkacaklar, bunun hesabını nasıl verecekler?







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin