2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Eurovision'da hatır şikesi...

23.05.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    ATİNA'da düzenlenen 51. Eurovision şarkı yarışması, yarım asırlık geçmişi olan bu organizasyonun artık ciddiyetini kaybettiğini ve cılkının çıktığını açıkça ortaya koydu.
Eurovision, neticede bir şarkı yarışması. Fakat gelin görün ki, oylamaya geçildiğinde akla gelen en son kriter müzik oldu. Oylanan kesinlikle şarkılar olmadı. Herkesin kendince bir hesabı vardı ve ona uygun oy kullandı.
Türkiye'yi Süper Star adlı parçayla temsil eden ve 11. olan Sibel Tüzün'ün yarışma sonrası yaptığı açıklama, Eurovision'da müzik kriterinin ne kadar gerilerde kaldığını yansıtan başlı başına bir itiraf niteliğindeydi. Tüzün açıklamasında; yarışmada en çok Yunanistan'ın Türkiye'ye 3 puan vermesi ve Kıbrıs Rum Kesimi, İspanya ve Finlandiya'nın Türkiye'ye hiç oy vermemesine üzüldüğünü belirtmiş. Ardından da şunları söylemiş; Biz bu yıl güzel kadınla güzel bir şov ortaya koymak istedik. Demek ki bu yıl erkek ve çirkin yaratıkların yılıymış.
Oylamanın sırrı...
2 noktanın ön plana çıktığı bu açıklama bile, yarışmanın gerçek yüzünü yansıtmaya yetmektedir. Birincisi; şarkıyı beğenmişler mi, beğenmemişler mi diye düşünmeden, belki ülkelerden banko puan beklemek. İkincisi, güzelliğin sergilenmesinin oy getireceğine inanmak...
Güzelliğin ve sınırları zorlayan dekoltenin puan getireceğini düşünen sadece Sibel Tüzün olmamış elbette... Hürriyet gazetesi Eurovision ile ilgili haberine, En seksi Eurovision başlığını uygun görmüş. Demek ki tüm kadın yarışmacılar aynı düşüncedeymiş.
Tahmin yarışı...
ÖMRÜNÜ Eurovision yarışmalarını sunarak geçiren Bülent Özveren oylamaya geçilirken, yarışmanın başladığı ilk yıllardan beri komşu ülkelerin birbirine oy verme geleneğinde olduğunu söyledi. Bunun üzerine biri lise 2'ye, diğeri ilkokul 4'e giden iki oğlum hemen önlerine bir Avrupa haritası koydular.
Sıra hangi ülkeye geldiyse, komşu ülkelerine bakarak kimin kaç puan vereceğini tahmin yarışına girdiler. Doğrusu çok da zorlanmadılar. Yüz milyonlarca insanın gözü önünde hatır şikesi aldı başını gitti. Müziğe ait tüm kriterler yok sayıldı.
BM salonu mu?
EUROVİSİON'u değerlendirme adına yapılan yorumlar bile başlı başına skandal niteliğindeydi. İşin içinde müzik kavramı hiç yoktu. Mesela bu yorumlardan birinde şöyle deniliyordu; Fransa'da sözde Ermeni soykırımını inkar etmenin suç sayılmasını öngören yasa teklifinin tartışıldığı bir dönemde düzenlenen 51. Eurovision Şarkı Yarışması'nda, Ermenistan'ın Türkiye'den 10 puan alması ve Fransa'nın da ülkemize 12 tam puan vermesi, büyük yankı uyandırdı. Bu şaşırtıcı gelişmeyi siyaset ve sanat dünyasının ünlü isimleri, halkın politikacılara yanıtı olarak değerlendirdi. Ermenistan'ın Türkiye'den 10 puan alması diaspora çevrelerinde değişik tepkilere yol açtı. Türkiye Ermenistan'a jest yaparak göz kırptı.
Görüyorsunuz. Sanki bir müzik parçası değil de, BM Genel Kurulu'nda uluslararası bir siyasi mesele oylanıyormuş gibi yaklaşmışlar meseleye.
Eğer bu çarpıcı tablo bir sanat faaliyeti olan müzikte böyle ise sporda veya başka alanlarda böyle olmadığının garantisi var mı? Eğer Eurovision'da işin hakemi puanlamayı yapan izleyiciler ise, spor müsabakalarındaki hakemlerin benzer mülahazalarla konuya yaklaşmadığından nasıl emin olacağız?
Son olarak birkaç ayrıntı verelim. Finlandiya, Avrupa Birliği vatandaşlarından vize veya pasaport talep etmezken, yani bir kimlik yeterli iken, Yunanistan vatandaşlarından vize istiyor.
Finlandiya asırlarca Rusya'ya bağlı kaldı. Helsinki, 1812'de Rus Çarı II. Aleksander tarafından Finlandiya otonom derebeyliğinin merkezi oldu. 1917'de yeni kurulan bağımsız Finlandiya Cumhuriyeti'nin başkenti oldu. Finlandiya'nın eski Sovyet Bloku ülkelerinden aldığı oyda bu tarihi geçmişin de kuşkusuz etkisi oldu.
Kısacası, Eurovision yarışmasında hatır şikesinin tüm örneklerini görmek mümkündü. O kadar ki, yarışmayı kazanan Finlandiyalı heavy metal topluluğu Lordi'nin kostümlerinin, kitabı tüm zamanların satış rekorunu, filmi de gişe rekorlarını kıran Harry Potter filmlerindeki benzer olması gençleri cezp etti.
Kısacası yarışmanın galibini, Harry Potter hayranlarının hatır şikesi belirledi. Müziğe yazık oldu.








 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin