2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 

GÜNDEMİN İÇİNDEN
   
Şiddetin tırmanmasında müziğin etkisi...

25.06.2006

OSMAN ÖZSOY
osman.ozsoy@tercuman.com.tr


    TACİZ olaylarına temas ettiğim 8 Haziran tarihli yazımdan sonra, Konya Selçuk Üniversitesi'nden İsmail Mercan'dan e-mektup aldım. Mesajında; Sizce toplumun yozlaşmasında ve gelinen noktada müziğin etkisi yok mu sorusunu yönelttikten sonra, bu konuya temas etmemi istiyordu.
O günden sonra musiki- insan ilişkisi üzerine çok sayıda kaynak taraması yaptım. Gençlerin birbirlerine uyguladıkları şiddetin bir nedeni olarak, film repliklerinden müzik sözlerine varıncaya kadar bir korelasyon olup olmadığını araştırdım.
Konu üzerinde yoğunlaşmışken, geçtiğimiz hafta Çırağan Sarayı'nda tanıtımı yapılan Osmanlılarda Sağlık adlı iki ciltlik muhteşem eseri elime alınca, maden bulmuş gibi sevindim. Toplum sağlığı başta olmak üzere, müzikle tedavi konusunda ecdadımızın yaptığı çalışmaların ayrıntılarını derli toplu bir arada görmekten mutlu oldum. Dr. Coşkun Yılmaz ve Dr. Necdet Yılmaz'ın editörlüğünde hazırlanan Osmanlılarda Sağlık kitabının ayrıntılı tanıtımı hafta içinde gazetemizde de yer aldı. Bu eseri muhakkak görmenizi isterim
Müzikle tedavi...
BİLİM dünyası, Müslüman bilim adamlarının asırlar önce müzikle tedavi konusunda elde ettiği başarının sırrını kavramaya çalışıyor. Müslüman hekimler hastaları durumlarına uygun bir müzikle tedavi etmeyi başarmışlardır. Hastaneler hastaların enstrümantal müzik dinleyebileceği imkanlarla donatılarak kendilerini daha iyi hissetmeleri sağlanmıştır.
Ayrıca uzman hikaye okuyucuları çalıştırarak, çeşitli hikaye ve mizahlarla hastaların tedavisine yardımcı olmuşlardır. Sakinleştirici melodilerin endişe ve korkuları gidermeye, tansiyonu düşürmeye ve kalp ritmini yavaşlatmaya vesile olduğu asırlar önce anlaşılmıştır. Amerika'da müzikle tedavi bir bilim dalı olarak ancak 1977'de kabul edilmiştir.
Halbuki asırlar önce Osmanlı şifahanelerinde, hastalara fasıl icra edilen sahneler vardı. Büyük kubbenin altındaki şadırvanın suyu, fıskiyelerle etrafa saçılacak şekilde tanzim edilir, şadırvandan çıkan sesle zenginleştirilmiş manzara, hastalar için rahatlatıcı bir atmosfer oluştururdu. Osmanlı topraklarında akıl hastalarının müzik ile tedavi edildiği 15. yüzyıl, Avrupa'da delilerin, İçlerinde şeytan var! denerek yakıldığı bir dönemdir. Bu durum, Osmanlı tıbbının geldiği seviyeyi ve hastalara yapılan insan” muameleyi göstermesi bakımından, oldukça manidardır.
İşin sırrı...
MÜZİĞİN insan üzerinde nasıl bir etki yaptığına gelince...
Musiki sadece insana has değildir. Her varlık, musikisiyle birlikte yaratılır. Bilindiği gibi kainatta her şey titreşmektedir. Ses dalgalarının ritmik desenleri, musikiyi ortaya çıkarır. Bu açıdan varlıkların aktiviteleri sırasında çıkardığı ses titreşimleri birer musikidir. Düşük frekanslı ses dalgaları ihtiva eden kuş, su ve rüzgar, uyku esnasındaki insanın beyin dalgalarına yakın dalgalar ürettiğinden insanı dinlendirici tesirlere sahiptir.
Anne karnındaki bebek ses titreşimlerini alır. Anne müzik tercihini doğru yaparsa, bebeğin beynindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı artırarak, bebeğin daha mükemmel ve çevreye daha iyi uyum sağlayan beyin yapısı oluşumuna katkı yapabilir.
Toplumun aynası...
ŞARKI sözleri toplumların aynasıdır. Müzik piyasasında büyük bir durgunluk yaşanırken argo, şiddet ve cinsellik çağrıştıran şarkılara ilginin artması, toplumun kendi bastırılmış cinselliğini bu şarkılarda bulmasından ve cinsel şiddetin her geçen gün artmasından kaynaklanmaktadır. Cinsellikle ilgili yaşanan sorunların, kültürel yapımızı ve sosyal ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemesi müzik tercihlerini de belirlemektedir. Varoş sakinleri konuşamadıkları ve sağlıklı bir alana kanalize edemedikleri duygularının karşılığını bu albümlerde bulmaya çalışıyorlar.
Şehirlerin varoşlarında öfke her geçen gün artıyor. Son yıllarda kadınlara yönelik cinsel istismarda, namus ve töre nedeni ile baskı uygulamak gibi cinsel şiddet içeren eylemlerde maalesef artış var. Bastırılmış her türlü duygu patlama noktasına gelmek üzere. Gelinen noktayı kadın programlarında açıkça görüyoruz. Argo, şiddet ve cinsellik çağrıştıran albümlere olan ilginin artmasının bir nedeni de, sağlıklı ve oturmuş kişilik yapısı gelişmemiş olan insanların sayısının artmasıyla ilgilidir. Kısaca gidişat iyi değildir.
Salı günkü yazımda, musikide hangi makamların ne tür hastalıklara iyi geldiğine temas etmeye çalışacağım.







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin