Bir odaları bile yok
Mühendisler ve teknisyenlerin aksine, hâlâ oda kuramayan teknikerler, bu yüzden 17 Ağustos Depremi sonrasını, göz göre göre elleri kolları bağlı seyretmek zorunda kaldı
AİLELERİYLE beraber 3 milyonluk bir kitleyi temsil eden teknikerler bu güçlerine rağmen bir türlü kendilerine ait oda kuramıyorlar. Bu nedenle birlik olarak örgütlenmeye çalışan teknikerlerin dört gözle beklediği Türk Tekniker Odaları Birliği (TTOB) Kanunu halen Meclis’te yasalaşmayı bekliyor. Bu yeni yasa teknikerler için o kadar önemli ki... Çünkü artık bir oda haline gelecekler. Bunu bir bakıma sürekli birilerinin yanında yaşayan bir ailenin kendi evini almasına benzetirsek yanlış yapmış olmayız. Teknikerler Birliği Başkanı Ertan Kılıç’a göre oda oldukları taktirde bir kişiliğe kavuşacaklar. Örneğin elektrik teknikerleri odası, röntgen teknikerleri odası gibi kurumlar oluşturulacak ve bunlar da TTOB’ye bağlanacak. Yani teknikerlerin bundan sonraki iş hayatı tamamen kurumsal olacak. Tabi bu işin yasal tarafı. Bunun bir de insanı tarafı var ki, onbinlerce teknikeri derinden yaralıyor. Depremde çaresizdik
Resmi rakamlara göre 17 bin kişinin hayatını kaybetiği 17 Ağustos 1999 depreminin ardından bütün Türkiye gibi teknikerler de hemen enkaz altındaki canları kurtarmak için bölgeye hareket etti. Çünkü onların elinden birçok iş gelirdi. Matkabından testeresine; kamyonundan iş makinesine kadar kullanabilirlerdi. Fakat deprem bölgesine giden teknikerler dağınık çalışmak zorundaydılar. Çünkü afet yönetmeliğine göre sadece odalar kurtarma planına dahil ediliyordu. Yani yönetmelikte olası bir afette tam bir milyon teknikerin ne iş yapacağı belli değildi. Teknikerler de o dönem bu sıkıntıyı çok yakından tanıdılar. Organize olamadan, özel becerileri olan değil de sıradan vatandaşlar gibi denileni yaptılar. Oysa bir odaları olsaydı kurtarma çalışmalarının en önünde yer alacaklar, uzmanı oldukları teknik cihazları başarıyla kullanacaklardı.
Teknikerlerin odasının olmaması kendi dükkanlarını açıp piyasada iş yaparken de zor durumda bırakıyor. Teknikerlerin büro açması için aynı avukat ve doktorlarda olduğu gibi bağlı bulundukları odadan belge almaları gerekiyor. Bu, odaları olmadığından dolayı, teknikerler için mümkün olmuyor. Teknikerler de bu sefer teknisyenler odasından belge almak zorunda kalıyorlar. Böylece en azından iki sene okudukları yüksek okul eğitim boşa gitmiş oluyor. Teknikerlerin odalarına kavuşması için TBMM’de kulis yapan ise AKP Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan. Arslan’ın 2005 yılında Meclis Başkanlığı’na sunduğu Türk Tekniker Odaları Birliği Kanunu Tekliği halen komisyonda bekliyor. Arslan’ın, teklifinin amaç kısmında ise şu noktalara vurgu yapılıyor: “Tekniker ve yüksek teknikerlerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğün ve güvenin hakim kılınması” 96 yıldır yok
Türkiye’de mesleki teknik eğitim-öğretim almış meslek mensuplarından mühendis ve teknisyenlerin odalarının var olduğuna dikkat çeken Mikail Arslan, bu iki mesleğin tam ortasında yer alan teknikerlerin ise 1911 yılından bu yana odalarının kurulamadığını dile getirdi. Teknisyenlerin Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), mühendislerin ise Türkiye Mühendis Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) bünyesinde örgütlendiğini anlatan Arslan, bunun aileleriyle beraber 3 milyonluk bir kitle olan teknikerlerin de örgütlenmesini kaçınılmaz bir hale getirdiğine işaret etti. Servet kaybediyoruz
Bu yapılmadığı tardirde bir milyonluk iş gücünün ve milli servetin boşa gideceğini ifade eden Arslan, zaman zaman yaşanan felaketlerde de teknikerlerin, oda olamadıkları için, herhangi bir şekild görevlendirilmediklerine dikkat çekti. Arslan, “Türk Tekniker Odaları Birliği şeklinde örgütlenmeleri, meslek bilgilerinin standart bir hale dönüştürülmesi ve uzmanlık kollarına ayrılmasını sağlayacak. Bunun yanısıra teknik yayın çıkarılması, seminer, konferans gibi etkinliklerin düzenlenmesi daha kolay olacak” diye konuştu. AB sürecinde yakışmıyor
Erol Öcal
1 milyon okumuş meslek sahibi insanın dertlerini, sorunlarını, sıkıntılarını yetkililere aktaracağı bir odaları bile bulunmuyor. Sadece bu bile, AB’ye üyelik yolunda ilerleyen Türkiye’nin ve onu idare eden politikacıların mesleki eğitime hiç önem vermediğinin en açık göstergesidir. Bizler hiçbir alanda kendimizi üniversite okumuş gibi hissetmiyoruz. Bunun sebebi bizler değil, bizlere vaat edilen haklarımızı vermeyen yetkililerdir. Farkedilmek istiyoruz
Tekniker K.Z.
Türkİye’de azımsanyacak sayıda bulunan biz teknikerler, tanınmak, bilinmek ve fark edilmek istiyoruz. Kamu kurumunda yıllardın geçici işçi olarak çalışmama rağmen tazminat hakkım yok. En azından odamız kurulduğu zaman bu gibi sıkıntılarımıza çözüm yolu arayacaktır.