2 Eylül 2010, Perşembe
Yazarlar
 Anasayfa
 Yazarlar
 Dizi / Röportaj
 Güncel
 Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Sağlık
 Magazin
 Dünya
 Spor
 TV Yayın Akışı
 Hava Durumu

Arama

  Ara

 Arşiv
 

ÇOK OKUNANLAR

 
7  17 27  30 35  46
11/04/2009
 
2 12 14 25 26 2
15/04/2009

 


   
1 milyon teknikerin feryadı-4

04.06.2007

YAZI DİZİLERİ-2
dizi@tercuman.com.tr


    Bizi vuran, istihdam sorunu
Kalifiye eleman olduklarını dile getiren teknikerler, işletmelerin daha az maliyetle daha çok kâr yerine, mümkün olduğu kadar vasıfsız eleman çalıştırarak tasarrufu tercih ettiğine dikkat çekiyorlar
UNVANLARI, yetkileri ve sorumlulukları kurumdan kuruma değişen, ortak bir tanımı bulunamayan ve çoğu zaman, “Keşke yüksek eğitim almasaydık” diyen teknikerlerin en önemli sıkıntılarından biri, istihdam sorunu. İşverenlerin yasalar elvermediği sürece tekniker çalıştırmaktan kaçındığını dile getiren teknikerler, “Vasıfsız bir işçiye verecekleri maaş ile bize verecekleri arasında, mantıklı olarak bir fark oluşuyor. İşverenler devlet, ‘çalıştır’ demediği sürece teknikerlerden kaçıyorlar. Sonuçta biz altın bileziğini koluna takmış, meslek yüksekokulu bitirmiş insanlarız. Elbette bir farkımız olacak” diyorlar.
Teknikerlerle gelişeceğiz
Teknikerler Birliği Genel Başkanı Ertan Kılıç, Türkiye ekonomisinin kalkınması için mutlaka teknikerlere önem verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kılıç, “Tekniker sadece eline tornavida, pense alıp çalışan insan değildir. Hem uygulamayı hem teoriyi çok iyi bildiğimiz için araştırma-geliştirmede de (AR-GE) çok faydalı olacağımızdan eminiz. Zaten fırsat verilen arkadaşlarımız firmaların AR-GE bölümlerinde başarılı çalışmalar yapıyorlar” diye konuştu.
Gıdada büyük sıkıntı var
Tekniker istihdamının yoğun olarak yaşandığı sektörlerden biri de gıda. Çoğumuzun haber programlarından hatırladığı, hamamböcekli fırınların, yemek fabrikalarının temiz ve düzenli hale gelmesinin en önemli koşullarından biri, eğitimli elemanların istihdam edilmesi. Yasalara göre, en az 10 kişi çalıştıran, et ürünleri üreten, su ürünlerini işleyen, hazır yemek sağlayan iş yerleri, yemek fabrikaları ve her türlü gıda katkı karışımları üreten iş yerlerinde, konusunda en az 4 yıllık üniversite eğitimi almış elemanların istihdam edilmesi gerekiyor. İşte bu noktada teknikerlerin bir isteği var. O da: Kendilerinin de sorumlu müdür olarak atanmalarına yönelik değişikliğin yapılması. Taze-kuru meyve, sebze, bitkisel çay, tuz, unlu mamüller, ekmek ve ekmek çeşitleri, bulgur, bitkisel yağ, bal, polen, salamura ürünleri, süt ve süt ürünleri, kuruyemiş, şeker, mantar ve baharat gibi ürünleri üreten firmaların tekniker çalıştırması gerektiğine işaret eden teknikerler, buna zaman zaman uyulmadığına dikkat çekiyorlar.
Radyoterapi de sıkıntılı
Bununla birlikte sıkıntı yaşayan bir grup da radyoterapi teknikerleri. İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’den Radyoterapi Teknikeri Dilek Özcan’a göre daha önce kongrelerde tartışılmasına rağmen sıkıntılara çözüm hala bulunamadı. Radyoterapinin bir ekip işi olduğunu belirten Özcan, “Biz teknikerlerin bu ekipteki yeri sanıyorum yadsınamaz” dedi. Özcan şöyle konuştu: “Ülkemizde her alanda olduğu gibi, bizlerin de çözülmesi gereken problemlerimizin olduğuna inanmaktayız. Şu anda kurumlarda sağlık koleji ve meslek yüksekokulundan (radyoterapi-radyoloji) mezun elemanlar çalışmakta. Doğal olarak radyoterapi bölümü mezunlarının dışında, radyoterapi bölümünde çalışmaya başlayanlar yeterli bilgiye, eğitime sahip olamamaktadır. Bunun için bölümlerde temel eğitim verilmektedir. Ama bunun süresi uzatılabilir ve belirli aralıklarla tekrarlanabilir”



Söz teknikerlerde
Bakanlık sesimizi duy!

BEN bir veteriner sağlık teknikeriyim. Bizler 2 yıllık ön lisans sağlık programlarından mezun olanların statüsü tekniker olarak geçmekte. Fakat ne hikmetse kamu kurumlarının çoğunda, özellikle de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nda böyle bir statü ve kadro yok. Bu bakanlığa teknisyen alınmakta fakat tekniker alınmamakta. Hatta bazı arkadaşlarımız teknisyen olarak alınıp, meslek yüksekokulu mezunu oldukları için görev başlatılamıyor.
Yüksekokul mezunu olduğumuz unutuluyor
Tekniker A.D.
BİZLER iki yıllık yüksekokul mezunuyuz. Çalıştığımız işyerlerinde, gerek kamu, gerekse özel sektörde işin ağırlığı sözkonusu oldu mu, “Siz yüksekokul mezunusunuz, bu işin eğitimini aldınız. Bunu en iyi siz yaparsınız” deniyor. Ancak sıra, maaş, kıdem yükselmesi gibi konulara geldiği zaman kimse yüksekokul mezunu olduğumuzu hatırlamıyor. Bir işyerinde yıllarımızı vermemize rağmen, başladığımız unvanla emekli olmak zorunda kalıyoruz. Bizim de mesleğimizde ilerlememiz, mevki sahibi olmamız hakkımız değil mi?

YARIN:Meslek yüksekokullarında yaşanan sıkıntılar neler?

Çelik Çelikyaman







 






 
1.Sayfa | Hayattan | Gündem  | Yazarlar | Politika | Ekonomi  | Dünya  | Aktüalite  |  Spor | Künye


En basarili belediye baskanini siz seçin